Boykot ve Kasas Suresi 60-63 ayetler
Bir şeyin dünyada serbest olması, Allah katında doğru olduğu anlamına gelmez.
1. Devlet izin veriyor diye her şey helal olmaz
Kasas 60. ayet bize dünya hayatının geçici menfaat ve süs olduğunu söylüyor:
“Size verilen her şey dünya hayatının geçici menfaati ve süsüdür. Allah katında olan ise daha hayırlı ve daha kalıcıdır. Hâlâ akletmez misiniz?”
Bugün insan şöyle diyor:
“Devlet izin veriyorsa ben de alırım.”
“Devlet faiz sistemine izin veriyor.”
“Devlet içki satışına izin veriyor.”
“Kumar yasal ise ben suçlu değilim.”
Ama Kur’an insanı burada akletmeye çağırıyor.
Çünkü devletin izin vermesi başka şeydir, Allah’ın razı olması başka şeydir. Devlet bir şeye ruhsat verebilir; fakat o ruhsat insanı ahiret sorumluluğundan kurtarmaz.
Faiz devlet izniyle yapılsa da faizdir.
Zina toplumda normalleşse de zinadır.
İçki markette satılsa da içkidir.
Kumar yasal olsa da kumardır.
Zulme destek olan ticaret serbest olsa da vicdanen ve dinen sorgulanır.
İnsanın ölçüsü sadece kanun olursa, hakikati kaybeder. Müminin ölçüsü önce Allah’ın rızasıdır.
2. “Hükümet yapmıyorsa ben niye yapayım?” demek sorumluluktan kaçmaktır
Boykot meselesinde bazı insanlar şöyle düşünüyor:
“Devlet boykot etmiyor, hükümet ticareti kesmiyor, o zaman bana ne?”
Bu söz aslında insanın kendi sorumluluğunu başkasına devretmesidir.
Kasas 61. ayet iki insanı karşılaştırır:
Allah’ın vaadine yönelen kişi ile dünya menfaatine kapılan kişi bir değildir.
Burada insan kendine şunu sormalı:
“Ben Allah katında kalıcı olanı mı seçiyorum, yoksa geçici rahatımı mı?”
“Bir ürünü almamak bana zor geliyor diye, vicdanımı susturuyor muyum?”
“Benim küçük menfaatim, mazlumun kanından daha mı değerli?”
Boykotun özü şudur:
Ben zulme doğrudan veya dolaylı destek olmak istemiyorum.
Belki benim tek başıma almamam dünyayı değiştirmez. Ama benim duruşumu değiştirir. Allah da insana dünyayı tek başına kurtarıp kurtarmadığını değil, hangi tarafta durduğunu sorar.
3. Modern insanın sahte ilahı: “Devlet izin verdi”
Kasas 62. ayette Allah sorar:
“Benim ortaklarım olduğunu iddia ettikleriniz nerede?”
Bugün insan bazen farkında olmadan bazı şeyleri Allah’ın ölçüsünün önüne koyuyor:
“Devlet izin verdi.”
“Piyasa böyle.”
“Herkes yapıyor.”
“Kanunen suç değil.”
“Büyükler biliyordur.”
“Benim sorumluluğum yok.”
Bunlar insanın sığındığı mazeretlere dönüşebilir.
Oysa Kur’an’da ölçü çok açıktır:
Bir işin doğru olması için sadece yasal olması yetmez; adil, ahlaklı ve Allah’ın rızasına uygun olması gerekir.
Kanun bir şeyi serbest bırakabilir ama vicdan onu reddedebilir.
Toplum bir şeyi normalleştirebilir ama Kur’an onu haram kılabilir.
Devlet sessiz kalabilir ama kul Allah karşısında sessiz kalamaz.
4. Ahirette “devlet izin verdi” mazereti geçmez
Kasas 63. ayet çok sarsıcıdır. Dünyada insanları saptıranlar ahirette şöyle der:
“Biz onları, kendimiz saptığımız gibi saptırdık. Onlardan uzak olduğumuzu sana arz ederiz.”
Yani dünyada insanı yönlendirenler, ahirette onu sahiplenmeyecek.
O gün kimse şöyle diyemeyecek:
“Devlet izin vermişti.”
“Hükümet yasaklamamıştı.”
“Patronum öyle dedi.”
“Toplum böyle yapıyordu.”
“Ben herkes gibi davrandım.”
Çünkü Allah insana akıl verdi, vicdan verdi, Kur’an verdi, uyarılar verdi.
Yanlış yolda olan önderler, sistemler, kurumlar veya kalabalıklar ahirette insanı kurtarmayacak. Hatta herkes kendi sorumluluğunu başkasından uzaklaştırmaya çalışacak.
5. Boykot sadece ekonomik değil, ahlaki bir duruştur
Boykot şunu demektir:
“Ben zulmün normalleşmesine razı değilim.”
“Ben paramla zalimi güçlendirmek istemiyorum.”
“Ben küçük de olsa bir duruş göstereceğim.”
“Ben hesap günü elimden geleni yaptım diyebilmek istiyorum.”
Bu, Kasas 60. ayetin ruhudur.
Çünkü insan bazen bir üründen, bir alışkanlıktan, bir rahatlıktan vazgeçer. Dünyalık küçük bir menfaati bırakır. Ama Allah katında daha kalıcı olanı seçer: vicdanı, adaleti, merhameti, imanı.
Sonuç
Devletin boykot etmemesi, halkın sorumluluğunu kaldırmaz.
Devletin izin vermesi, bir şeyi Allah katında temiz yapmaz.
Kalabalıkların yapması, yanlışı doğruya çevirmez.
Mümin şunu sormalı:
“Devlet buna izin veriyor mu?” değil,
“Allah bundan razı olur mu?”
“Herkes alıyor mu?” değil,
“Ben bu parayla neye destek oluyorum?”
“Kanunen suç mu?” değil,
“Ahirette bunun hesabını verebilir miyim?”
Kasas 60-63’ün bugüne mesajı şudur:
Dünya menfaati geçicidir.
Allah katındaki değer kalıcıdır.
Sahte mazeretler ahirette işe yaramaz.
İnsan, aklını ve vicdanını başkasına teslim edemez.
