Hayatın Yedi Devri

Hani derler ya hayatın çemberinden geçtim. Kabenin etrafındaki her tavafı bir çember olarak düşündüğümde ne kadar çok hayatıma benziyor dedim kendi kendime.

Hedef Kabenin etrafında dönmek. 7 kere tavaf sadece çemberi döneceksin.

Önce dedim kabeye en yakından döneyim. Yani kısayoldan köşeyi dönmek derler ya. Ama Kabeye yaklaştıkça zorlaşıyor, kalabalık sıkışık, çok ter dökmek gerekiyor. Kabenin yakınındaki çember daha kısa gibi gözükse de daha meşakkatli. Sanma ki orada döndüğünde daha çabuk bitecek tavaf. Daha fazla terleyeceksin. Sana daha fazla çarpacaklar. Daha fazla kızacak sinirleneceksin. Daha fazla sabır, daha fazla ter, daha fazla bedel ödemen lazım. Durmaman lazım durursan düşersin, düşersen ezilirsin. Çok daha güçlü olmalısın çünkü daha sıkışık, daha stresli daha çok ayakta durabilme kabiliyetin, yeteneklerin olması lazım. Tabi bunu yaparken de anlayışlı, hoşgörülü, yol veren, sevgili, saygılı olmalısın çünkü ne için geldiğini unutma amacını unutma nefsine uyma öfkene hakim ol. Hedefe daha yakın olmak istiyorsan daha çok bedel ödemelisin. Öfkene kapılıp kendini kaybetme. Hemen geçsin öfken! Başka konu düşün gazzeyi düşün mesela ve şükret haline. Onlar senin yerinde olmak ne için nelerini vermezdi.

Peki orta kısım nasıl?

Kabenin yakınında dönemiyorsan ortada tavaf yap. Ortadayım diye zannetme ki burada da çok rahat değilsin. Tabi ön taraf da olduğu gibi de stresli değil ama burada da aynı şartlar geçerli. Ama burada düşersen ezilme ihtimalin daha az. Ayağa kalkman için daha fazla süren var.

Her çember erkeklerin kadınlara, kadınların erkeklere dokunmamak için çabaladığı mekan. Bu mekanda her zaman geçmek isteyenlere, itip kakanlara yol vermelisin. Burada sertlikle, darbeyle, öfkeyle eline birşey geçmez. Burası savaş alanı değil burası birlik beraberlik olmak için çabaladığın yer. Ne oldu çok mu kızdın şimdi mümin ve Müslümanlara dua etmeyecek misin? Sen kusursuzsun, diğerleri kusurlu öyle mi? Burası sabır, nezaket, anlayış, hoşgörü yeri. Unutma Allahın rızasını sevgisini kazanmak öyle kolay değil. Sözde söylediğini ispat etmelisin.

En uzak yerden en son çemberden döneyim dedim.

En geniş yani en uzak çemberde dönmek sana anlık olarak ferahlık katabilir. Daha ferah daha rahat daha boş ama bu geçici birazdan hacerül esvede yaklaşınca sıkışacaksın orada yeni giriş yapanlar var. Onların girmesini bekleyeceksin.

O da olmadı o zaman hızlanalım, kimseye yol vermeyelim.

Seçim senin, istediğin kadar koştur acele et. Sadece kendini yıpratırsın. Zamanla yarışamazsın. Ne kadar hızlı koşarsan o kadar hızlı toprağa/mezara kavuşursun. Sakin ol, iyi düşün, stratejik davran. 100 kere düşün 1 kere hamle yap.

Peki normal hayatta hızlı verdiğin kararlar, hızlı hareket ettiğin işler sana nasıl döndü.

Kardeşine hemen kızma öfkelenme, veya çocuğuna, veya eşine,….

Doğru zamanda, doğru miktarda, doğru kişiye, ödül mü ceza mı vereceksin iyi hesapla yoksa, ya pilavın dibi tutar, yada pilav lapa olur, yada tuz atmayı unutursun tatsız tuzsuz birşey olur yiyemezsin.

Şimdi tavafdan sonra düşünüyorum. Her çembere döngü dersek. Hayatımdaki hangi döngüde hangi hataları yaptım. 1.döngü, döngü, 3.döngü 4.döngü.. Hangi döngüde zalim oldum. Hangi döngüde kul hakkı yedim. Hangi döngüde hızlı hareket edip birine çarptım. Hangi döngüde önümden geçip gitmek isteyen birine yol vermedim.

Hangi döngüde kibirli kendini beğenmiş olup diğerlerini kaba kültürsüz eğitimsiz buldum?

Hayatımın kaç tane döngüsünde şikayet ettim?

Hangi döngülerinde isteklerim için başkalarını düşünmeden bencil oldum?

Hangi döngülerinde sabırsız oldum?

Hangi döngülerinde sadece ben varım başkası olmasın dedim?

Hangi döngülerinde sadece ben kazanayım başkası kazanmasın dedim?

Hayatımı 7 bölüme ayırırsam her döngüde ne kadar çok hata yapmışım. İnşallah son döngü hayırlı biter.

Tavaf bittikten sonra insanın içinden sadece şu geçiyor:

“Allah’ım…

Ben daha bir tavafı bile hakkıyla dönemedim. Bu hayattaki sınavlarımı nasıl geçicem?

 Bana yardım et Allahım

Affet bizi.

Eksiklerimizi tamamla.

Bizi sabredenlerden eyle.

Her çember kayıt altında, hayatın her anı gibi. 

Yakup Çağlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir