Doğuştan gelen özellikler

 Bütün insanların doğuştan gelen farklı özellikleri vardır. 

Bu özelliklerden bir tanesi 

– değişiklik sevenler (yenilikçiler)

– değişiklik sevmeyenler (gelenekçiler) 

Şimdi biraz örnekler verelim. 

Yeni film izlemek isteyenler, eski filmleri izlemeyi hiç sevmez.  Eşlerden biri eski nostalajik filmleri açmak isterken diğeri sinirlenir “bıkmadın mı 100 kere aynı filmi izlemekten” der.  Halen eski kovboy filmlerini, veya yeşilçam filmlerini izler. Diğeri de bugün izlediği yeni film artık eski olmuştur. 

Birisi 20 yıllık hırkasına  gözü bakıp onu giydiğinde çok mutlu olurken, diğeri giydiği kıyafet 6 ay olmadan sıkılır. Başkasına verip yenisini alır. Çok rahat verir eski kıyafetlerini. Muhtaç birisine kıyafet lazım olduğunda fırsat görür dolabını boşaltır. Böylece yenilerini alabilir. Ancak diğeri eski kıyafetlerini veremez onlarla bir sürü anısı olduğu için yeni kıyafet satın alıp onu verir. Yırtılan kıyafetini diker, yama yapar. Holding sahibi halen eski arabasına biner yeni model araçlardan alabilcekken almaz. Bazıları bu kişilere pinti der. 

Bazı insanlar bir işyerinde çok uzun zaman çalışamaz özellikle hep aynı işi yapıyorsa sıkılır. İnsanlardan bazıları da 10 yıl olmuş şirketine çok bağlanmış iflas da etse ayrılmaz. 

Bazı insanlar 10 yıldır aynı tabakta yemek yemeyi sever. Diğeri her yıl yeni çıkan tasarımlardan almak ister. Diğeri derki neden eski halıyı attın ben onu çok seviyordum neden bu yeni halıyı aldın, eskisini yıkatsaydın vs. Der. Eşler arasında tartışma çıkar. 

Adam eşine yeni kıyafet alır karısı giymez. Dolaba atar seneye giyerim der. Çünkü onun  kıymetli olması için üzerinden zaman geçmesi lazım. Adam da kızar bir daha sana hediye almicam der. Adam da sürekli yeni kıyafet almakdan evin bütçe dengesini bozar. Gördüğü yeni herşeyi almak ister. Veya tam zıddı kadın olur. Kredi kartı hem ful. 

Yenilikçi insanlar hemen şirket kurabilir şirket kapatabilir, hemen evlenebilir veya hemen boşanabilir. Ona göre yeni olan iyidir. Gelenekçiler  için ise tam zıddı. Zamanla herşeye karar verir. Yavaş hareket eder, çabuk karar veremez. Üzerinden zaman geçmiş herşey onun için iyidir. Tarihi eserleri severler. 

Gelenekçilerin çoğunluğu vefalı olur, yenilikçilik vefasız olur. Zıddında gelenekçiler kindar, yenilikçilikler kin gütmez. Yenilikçi neden vefasız olur? Çünkü yeni arkadaş onu cezbediyor, yeni ortamlar, yeni ürünler vs.. gelenekçileri ise eski arkadaşlıklar çok önemli, ilkokul arkadaşı ile görüşüyor. 

Eşinin ilk tanıştığı gün üzerinde ne var diye hatırlamadığım sebebi gelenekçi olmasından. Yenilikçi hatırlamıyor çünkü hep yeni şeylere konsantre oluyor. 

Bu örnekleri sayısız artırabilirsiniz. Burada anlatmak istediğim birbirinize gıcık olmayın. İkinizin artıları ve eksikleri var. Kimse mükemmel değil. Birbirimiz ile ilişkilerimiz olmalı ve birbirimizden artıları öğrenmeliyiz. Birbirimizi dinlemeliyiz, izlemeliyiz, incelemeliyiz. Yargılamalı ve yokmuşuz  gibi davranamayız. Ne yaparsak yapalım hep zıddımızdaki insanlar olacak. Eşim, çocuğum, annem, babam, kardeşim, amcam, dayım, teyzem, kuzenim, patronum, elemanım, müşterim …. 

Sakın kendiniz gibi insanlar aramaya çalışmayın çünkü bu kendinize tapmanıza  sebep olur. Düşünün o kadar harika olduğunuzu düşünüyorsunuz ki diğer kişiliklere tahammülünüz  yok. Sizin gibi birinden ne öğrenebilirsin ki? Hiçbirşey ve çok sıkıcı bir tane daha sizden ! 

Her zorluk sonrası kolaylık vardır. Yani zorluk olmadan kolaylık olmaz çünkü kolaylığın ne olduğunu varlığını anlamam için zorluğu görmem yaşamam lazım. Mutlu olduğumu farkedeme bilmem için mutsuzluğu görmem yaşamam lazım. İşte o zaman nankör, kibirli olmam. Düşmeden yürümeyi öğrenmedik hiçbirimiz. 

Birbirimize tahammül etmek çok zor evet ama zor olan değerlidir. Kolay elde edilen kıymetsizdir.  Zorluk mücadele gerektirir, mücadele marifetlendirir. Marifetlenmek insanı yükseltir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir