Neden selam vermeliyiz ?
Selam vermek
Bir ortama girdiğimizde neden Selam veririz ? veya neden merhaba deriz ? bunu hiç düşündünüz mü ? bir alışkanlık mi ? amaç nedir ? çıkar, menfaat, iyilik ?
eğer bunu bir alışkanlık olduğu icin; bir kültür olduğu icin yapıyorsanız ezbere hareket ediyorsunuz demektir.
ezber nedir ? idrak etmeden, anlamadan yaptığınız bir davranis.
peki ben neden Selam veriyorum ? veya neden vermeliyim ? nasil vermeliyim ?
şimdi işi ezberden çıkaralım ve idrak ederek soyleyelim. bunun icin selam nedir bilmemiz lazim.
Selam terimi Arapça “selime” kökünden bir mastar olup, sözlükte; maddî ve manevî sıkıntılardan kurtulmak, barış ve esenliğe kavuşmak demektir. “es-Selamu”, isim olarak ise; selam, selamet, sulh ve güven anlamına gelir. Bir fıkıh terimi olarak selam; karşılaşan iki Müslümanın birbirine yaptıkları dua cümlesinden ibarettir. Selam veren “es-selamu aleyküm (Allah’ın selamı sizin üzerinize olsun)” der, selamı alan ise “ve aleykümü’s-selam ve rahmetullah (Allah’ın selamı ve rahmeti sizin üzerinize olsun)”diyerek ilaveli duada bulunur.
Kur’an-ı Kerîm’de şöyle buyurulur:
“Bir selam ile selamlandığınızda, siz de ondan daha güzeli ile selamlayın veya aynı île karşılık verin.”
(Nisa, 4/86.)
“Size bir selâm verildiği zaman, ondan daha güzeliyle veya aynı selâmla karşılık verin. Şüphesiz Allah, her şeyin hesabını gereği gibi yapandır.” (Nisâ Sûresi 86)
Ra’d Suresi, 24. ayet: “Sabrettiğinize karşılık selam size. (Dünya) Yurdun(un) sonu ne güzel.”
Selam, aynı zamanda Cenab-ı Hakk’ın doksan dokuz güzel isimlerinden birisidir.
Vakıa Suresi, 26. ayet: Yalnızca bir söz (işitirler:) “Selam, selam.”
“Ey iman edenler! Kendi evlerinizden başka evlere, geldiğinizi hissettirip (izin alıp) ev sahiplerine selâm vermeden girmeyin. Bu davranış sizin için daha hayırlıdır. Düşünüp anlayasınız diye size böyle öğüt veriliyor.” (Nur Sûresi 27)
Selamın İslam toplumunda yaygınlaştırılmasını emreden Allah elçisi, bir hadisinde bunun toplumsal sonucunu şöyle açıklamıştır:
“Ruhumu kudret elinde tutan Allah’a yemin olsun ki, siz iman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe de iman etmiş olmazsınız. Yaptığınız zaman birbirinizi seveceğiniz bir ameli size haber vereyim mi? Aranızda selamı yayınız.”(Müslim, iman, 93; Ebu Davud, Edeb, 131; Tirmizî, Sıfatu’l-Kıyame, 54, İsti’zan, 1; ibn Mace, Mukaddime, 6; A. b. Hanbel, l, 165; bk. Buharî, Nikah, 71, Eşribe, 28, İsti’zan, 8; Nesaî, Cena’iz, 53.)
karşı tarafa şuurlu bir şekilde anlayarak diyeceksiniz “es selamu aleykum” Allahin selami üzerine olsun ki kurtuluşa erebilsin.
şimdi bu şekilde idrak ile aktarir karşı tarafda bu idrak ile algilarsa hersey değişir farkli bir boyut oluşur.
nedir bu boyut ? bu boyut soyut boyut. benim şahsi bir menfaatim yok. dünyalık isteğim de yok. senin çıkarını menfaatini istiyorum. senin cikarini geçici olan dünya icin degil sonsuz olan ahiret icin istiyorum.
Allahin selami üzerinize olsun.
amin
