Ankebut Suresi 13.ayet
Ankebût Suresi 13. Ayet
وَلَيَحْمِلُنَّ أَثْقَالَهُمْ وَأَثْقَالًا مَّعَ أَثْقَالِهِمْ ۖ وَلَيُسْأَلُنَّ يَوْمَ الْقِيَامَةِ عَمَّا كَانُوا يَفْتَرُونَ
Meâl:
Onlar mutlaka kendi yüklerini taşıyacaklar; kendi yükleriyle beraber başka yükleri de taşıyacaklar. Kıyamet günü uydurup durdukları şeylerden mutlaka sorguya çekileceklerdir.
12. Ayetle Bağlantısı
-
ayette inkâr edenler iman edenlere şöyle diyordu:
“Bizim yolumuza uyun, sizin hatalarınızı biz yüklenelim.”
Yani:
“Sen merak etme.”
“Günahı benim boynuma.”
“Ben hallederim.”
“Sorumluluk bende.”
“Bir şey olmaz.”
“Herkes yapıyor.”
-
ayet ise bu yalanı ortaya çıkarıyor:
Hayır. Kimse kimsenin günahını taşıyamaz. Ama insan başkasını kötülüğe çağırırsa, kendi günahına ek olarak saptırdığı insanların günahından da pay taşır.
Yani kişi başkasının günahını onun üzerinden kaldırmaz; fakat onu yanlışa çağırdığı için kendi yükünü artırır.
“Kendi Yüklerini Taşıyacaklar”
Buradaki “yük”, insanın günah yüküdür.
Yalan yük olur.
İftira yük olur.
Faiz yük olur.
Zina yük olur.
Aldatma yük olur.
Haset yük olur.
Kibir yük olur.
Kul hakkı yük olur.
İnsanları yanlış yola çağırmak daha büyük yük olur.
İnsan dünyada günahı hafif sanır.
“Bir yalan söyledim ne olacak?” der.
“Bir iftira attım geçti.” der.
“Bir kredi çektim herkes çekiyor.” der.
“Bir harama girdim kimse bilmez.” der.
Ama ahirette bu işler insanın omzunda ağır bir yüke dönüşür.
“Kendi Yükleriyle Beraber Başka Yükler de”
Bu kısım çok önemlidir.
Bir insan sadece kendi günahını işlediğinde kendi yükünü taşır.
Ama başkasını da o günaha teşvik ederse, normalleştirirse, cesaretlendirirse, yol açarsa, örnek olursa, onun yükü büyür.
Mesela:
Bir insan faiz çekerse kendi günah yükünü taşır.
Ama başkasına da “çek bir şey olmaz” derse, onun günahına da sebep olur.
Bir insan yalan söylerse kendi yükünü taşır.
Ama çalışanlarına “müşteriye böyle söyleyin” derse, yükü artar.
Bir insan iftira atarsa kendi yükünü taşır.
Ama başkalarını da o iftirayı yaymaya çağırırsa, yükü katlanır.
Bir insan haram ilişkiye düşerse kendi yükünü taşır.
Ama bunu normalleştirir, başkasını da sürüklerse, yükü büyür.
Bir insan boykotu küçümser, zulme destek veren yapıları savunur, gençlere “sizi ilgilendirmez” derse, sadece kendi tercihini değil, başkalarının vicdanını da uyuşturmuş olur.
Günümüzde Bu Ayetin Karşılığı
Bugün insanlar sadece günah işlemekle kalmıyor; günahı normalleştiriyor.
Bu çok daha tehlikelidir.
Biri faize giriyor, sonra diyor ki:
“Bu devirde faizsiz olmaz.”
Biri yalanla iş alıyor, sonra diyor ki:
“Ticarette biraz yalan normal.”
Biri aldatıyor, sonra diyor ki:
“Erkektir yapar, kadındır yapar, herkesin özel hayatı.”
Biri iftira atıyor, sonra diyor ki:
“Ben sadece duydum, söyledim.”
Biri haset ediyor, sonra insanları da başkasına karşı kışkırtıyor.
Biri kibirleniyor, sonra etrafındakilere de insanları küçük görmeyi öğretiyor.
İşte 13. ayet tam burada devreye giriyor:
Sadece kendi yaptığından değil, yaydığın batıldan da sorumlusun.
“Kıyamet Günü Sorguya Çekilecekler”
Ayetin sonunda çok ciddi bir uyarı var:
“Kıyamet günü mutlaka sorguya çekileceklerdir.”
Dünyada bazı şeyler unutulur.
İnsan unutur.
Toplum unutur.
Mahkeme görmez.
Aile bilmez.
Eş fark etmez.
Müşteri anlamaz.
Patron örtbas eder.
Ama Allah unutmaz.
Kıyamet günü sadece yapılanlar değil, yaptırılanlar da sorulacak.
Sadece söylediğin yalan değil, o yalanla kandırdığın insanlar da sorulacak.
Sadece attığın iftira değil, o iftirayla bozduğun hayatlar da sorulacak.
Sadece aldığın faiz değil, faizi normalleştirdiğin insanlar da sorulacak.
Sadece işlediğin günah değil, insanlara açtığın yol da sorulacak.
“Uydurup Durdukları Şeyler”
Ayetin sonunda geçen anlam çok sarsıcıdır:
İnsanlar Allah adına, din adına, hayat adına, toplum adına yalanlar uydururlar.
Mesela:
“Günahı benim boynuma.”
Bu uydurmadır.
“Allah affeder, sen yap.”
Bu uydurmadır.
“Bu devirde böyle şeyler normal.”
Bu uydurmadır.
“Herkes yapıyor, sen de yap.”
Bu uydurmadır.
“Devlet izin veriyorsa sorun yok.”
Bu uydurmadır.
“Para kazanmak için bazen yalan şart.”
Bu uydurmadır.
“Ev almak için faiz mecbur.”
Bu uydurmadır.
“Aile için haksızlık yapılabilir.”
Bu uydurmadır.
Kur’an bu uydurmalara teslim olmamızı istemez.
Çünkü hak, insanların uydurduğu mazeretlerle değişmez.
İlk 5 Ayetle İlişkisi
Ankebût Suresi’nin ilk 5 ayeti bize şunu söylemişti:
İman ettim demek yetmez. İnsan imtihan edilir. Doğru olanla yalancı olan ortaya çıkar. Allah’a kavuşma vakti mutlaka gelecektir.
-
ayet bu gerçeği devam ettirir:
İnsan dünyada başkalarını kandırabilir.
Kendine mazeret uydurabilir.
Yanlışına kılıf bulabilir.
Başkalarını da peşinden sürükleyebilir.
Ama Allah’a dönüş olduğunda her yük ortaya çıkacaktır.
Yani ilk 5 ayetin “imtihan” ve “hesap” vurgusu, 13. ayette yük ve sorgu olarak karşımıza çıkar.
6. Ayetle İlişkisi
-
ayette:
“Kim mücadele ederse kendi nefsi için mücadele eder. Allah âlemlerden müstağnidir.”
denmişti.
-
ayette ise mücadele etmeyen, tam tersine başkalarını da kötülüğe çağıran insan anlatılır.
Bir insan kendi nefsine karşı cihad etmezse, sadece kendisi düşmez; bazen başkalarını da düşürür.
Bu yüzden cihad sadece kişinin kendi kurtuluşu için değil, başkasına zarar vermemesi için de gereklidir.
Nefsine sınır koymayan insan, zamanla başkasının da sınırını bozar.
7. Ayetle İlişkisi
-
ayette:
“İman edip salih amel işleyenlerin kötülüklerini örteriz ve onları en güzeliyle ödüllendiririz.”
denmişti.
-
ayette bunun zıddı var:
Salih amel işlemeyen, kötülüğü yayan ve insanları saptıran kişi yük üstüne yük taşır.
Demek ki insanın önünde iki yol vardır:
Ya salih amel ile kötülükleri örttürecek,
ya da batılı yayarak yükünü artıracak.
10 ve 11. Ayetle İlişkisi
-
ayette insanların baskısını Allah’ın azabı gibi gören kişi anlatılmıştı.
-
ayette Allah’ın iman edenleri ve münafıkları ortaya çıkaracağı bildirilmişti.
-
ayette ise şu gerçek tamamlanıyor:
İmtihanda sadece geri duranlar değil, başkalarını da geri çekenler vardır.
Bazı insanlar kendileri doğru yoldan sapar.
Bazıları ise başkalarını da saptırır.
İşte onların yükü daha ağırdır.
Çünkü sadece kendileri düşmemiş, başkalarının ayağına da çelme takmışlardır.
Günlük Hayattan Net Örnek
Bir patron düşünelim.
İş almak için çalışanına diyor ki:
“Müşteriye yalan söyle. Eksikleri söyleme. İş alınsın. Sorumluluk bende.”
Çalışan yalan söylerse kendi hesabını verir.
Ama patron da sadece kendi günahını değil, o yalanı emrettiği için ayrıca yük taşır.
Aynı şekilde bir anne baba çocuğuna:
“Kredi çek, ev al. Herkes çekiyor.”
derse, çocuğu da bunu yaparsa, anne baba da bu yönlendirmeden dolayı sorumluluk taşır.
Bir arkadaş diğerine:
“Aldatıyorsan dikkatli ol, yakalanma.”
derse, sadece günahı hafifletmemiş olur; kendi yükünü artırır.
Ayetin Ana Dersi
Ankebût 13. ayet bize şunu öğretir:
İnsan sadece kendi yaptığından değil, başkalarını neye çağırdığından da sorumludur.
Bu yüzden dilimize dikkat edeceğiz.
Kimseye haramı kolaylaştırmayacağız.
Kimseye günahı normal göstermeyeceğiz.
Kimseye “bir şey olmaz” demeyeceğiz.
Kimseye “günahı benim boynuma” diye sahte güvence vermeyeceğiz.
Çünkü kimse kimsenin günahını taşıyamaz; ama insan başkasını günaha sürüklerse kendi yükünü büyütür.
Kısa Sonuç
Ankebût 13. ayet, 12. ayetteki yalan vaadin sonucunu açıklar.
-
ayette:
“Bize uyun, sizin günahınızı biz taşırız” deniyordu.
-
ayet diyor ki:
Onlar kendi günahlarını taşıyacaklar; ayrıca başkalarını saptırdıkları için başka yükler de taşıyacaklar.
Bu ayet bize şunu söyler:
Yanlışı sadece yapma, yayma.
Günaha sadece düşme, başkasını düşürme.
Batıla sadece uyma, başkasını çağırma.
Çünkü kıyamet günü her sözün, her yönlendirmenin, her normalleştirmenin hesabı sorulacak.
İnsan salih amel ile yükünü hafifletir.
Günahı yayarak yükünü ağırlaştırır.
Bu yüzden gerçek cihad şudur:
Nefsini durdurmak, dilini tutmak, başkasına da hak yolu göstermek.
