Furkan Suresi 4.5.6 ayetlerin günümüz modern insanlarına ne söylüyor ?
Kardeşlerim…
Furkan Suresi’nin 4, 5 ve 6. ayetleri, Kur’an’ın karşısında duran insan tipolojisinin üç farklı yüzünü gösterir.
Ve bu üç yüz, sadece 1400 yıl önceki Mekke’de değil;
bugünün modern şehirlerinde, üniversitelerinde, sosyal medyasında, ekranlarında, bilim laboratuvarlarında da birebir karşımıza çıkar.
1. Aşama (Furkan 4): “Bu onun uydurduğu bir yalandır.”
Modern insanın ilk refleksi şudur:
“Bu kitap insan yazısı.”
“Bu metin tarihsel bir ürün.”
“Kur’an, Arap kültürünün ürünü.”
“Din, insanların uydurduğu bir sistem.”
Bakın…
Bu, eski müşriklerin ilk sözüdür.
Aynısı.
Tek fark:
Bugün daha entelektüel ambalajla söyleniyor.
“Mitoloji”, “Sosyoloji”, “Tarihsel süreç”, “Sözlü kültür” gibi etiketi var.
Ama manası aynı:
Hakikati kabul etmek istemeyen akıl önce “uyduruldu” der.
Neden?
Çünkü kabul ettiğinde yaşamını değiştirmek zorunda kalacak.
Nefs buna direniyor.
Modern insanın ilk savunma mekanizması:
Metni küçültmek.
2. Aşama (Furkan 5): “Bu eskilerin masallarıdır; ona sabah akşam okutuyorlar.”
Modern insan ilk aşamada tatmin olmaz.
Daha fazla açıklama ister.
Daha büyük bir bahane üretmek zorundadır.
Ne diyor?
“Kur’an, Tevrat’tan kopya.”
“İncil’den alınmış.”
“Yahudi bilginler yazdırdı.”
“Rahip Bahira öğretti.”
“Dönemin kültüründen esinlendi.”
Bu, tam olarak 5. ayetin söylediği şeydir:
“Madem kendisi yazamaz, o zaman kesin ona birileri okumuştur.”
Bugün de aynısı:
“Bunu tek kişi üretemez, demek ki arkada bir ekip vardı.”
“Demek ki yıllarca düzenlediler.”
“Demek ki etkilenme var.”
Bakın kardeşlerim…
Modern insan inkâr ederken bile metnin büyüklüğünü kabul ediyor.
Diyor ki:
“Bu kadar büyük bir metni tek başına yazmış olamaz.”
Yani:
İnkârın içinde hayranlık var.
Ama nefs teslim olmuyor.
Yeni bir çelişki üretiyor.
3. Aşama (Furkan 6): “Onu göklerin ve yerin sırlarını bilen indirdi.”
Ayet 6, tüm modern bahaneleri tek darbede yere seriyor:
“Bu kitabı, göklerde ve yerdeki tüm sırları bilen Allah indirdi.”
Modern insan, bilimle büyüdü.
Teknolojiyle büyüdü.
Bilgiyle kendini güçlü sandı.
Ama aynı modern insan bugün hâlâ bilmediği şeylerin içinde yaşıyor:
• Evrenin %95’i bilinmiyor.
• Bilinç nasıl oluşuyor bilinmiyor.
• Atomun iç yapısı tam anlaşılmadı.
• Zamanın doğası çözülemedi.
• Karadeliklerin fiziği tamamlanamadı.
• Kuantum gerçekliğinin sırrı yok.
Bu kadar bilmediği şey varken,
evrenin sırlarını anlatan bir kitabın
“insan yapımı” olabileceğini söylemesi aslında komik bir çelişkidir.
Kur’an’ın söylediği şu:
Bu kitabın kaynağı sınırsız bilgidir.
Sınırsız bilgiye sahip olmayan bir varlık, sınırsız bir metin üretemez.
Modern insanın tüm bahaneleri burada yok olur.
4) Üç ayet bir araya gelince modern insanın zihinsel döngüsü ortaya çıkıyor
Aşama 1: Uydurdu.
İlk tepki – reddetme.
Aşama 2: Başkaları yazdırdı.
İkinci tepki – çelişki üretme.
Aşama 3: Bu kitabı sınırsız bilgi sahibi indirdi.
Son gerçek – hakikatin kaynağını açıklama.
Bu üç ayet, modern insanın zihinsel reflekslerini 14 asır önce teşhis ediyor.
Bu ne muhteşem bir tespittir…
Sanki ayetler bugün sosyal medyayı, bugünün ateist yorumlarını, bugünün oryantalist yayınlarını izleyip cevap veriyor.
5) Modern insan için son mesaj
Kardeşlerim…
Modern insan “akıllı” olduğunu iddia ediyor ama
hakikati reddederken sergilediği çelişkiler
onun aklının değil, nefsinin konuştuğunu gösteriyor.
Furkan 4, 5 ve 6. ayetlerin modern insana söylediği şudur:
“Kur’an’ın kaynağını reddetmek istiyorsan, bahane bulabilirsin;
ama Kur’an’ın büyüklüğünü reddedemezsin.”
Çünkü:
• Bu kitap bir insanın yazamayacağı kadar derindir.
• Bir medeniyetin üretemeyeceği kadar tutarlıdır.
• Bir toplumun taşıyamayacağı kadar kapsayıcıdır.
• Ve anlamı 1400 yıldır tükenmeyecek kadar sonsuzdur.
Bu nedenle ayetlerin modern insan için final mesajı şudur:
Hakikati inkâr eden her çağ, sonunda aynı yere döner:
Bu kitap insan sözü olamaz.

.png)