İnsan Değişmeden Hayatı DeğişmezRa’d Suresi 11. Ayet Üzerine Bir Hayat Okuması

 

Kur’an bize sadece ahireti anlatmaz. Kur’an, insanın iç dünyasını, aile hayatını, toplum düzenini, ticareti, ahlakı, adaleti ve değişimin kanunlarını da anlatır.

Ra’d Suresi 11. ayet bu anlamda çok güçlü bir ayettir:

“Bir toplum kendi içindekini değiştirmedikçe Allah onların durumunu değiştirmez.”

Bu ayet bize çok açık bir yasa öğretiyor:

Dış dünya, iç dünyanın sonucudur.

Yani insanın düşüncesi değişmeden, niyeti değişmeden, alışkanlığı değişmeden, ahlakı değişmeden, ölçüsü değişmeden hayatı kalıcı olarak değişmez.

Biz çoğu zaman sonucu değiştirmek isteriz ama sebebi değiştirmek istemeyiz.

“İşim düzelsin” deriz ama çalışma ahlakımızı düzeltmeyiz.
“Ailem huzurlu olsun” deriz ama dilimizi, öfkemizi, egomuzu düzeltmeyiz.
“Çocuklarımız iyi olsun” deriz ama onlara örnek olacak bir hayat yaşamayız.
“Ülke düzelsin” deriz ama kendi ticaretimizde, ilişkilerimizde, sözümüzde, davranışımızda adaleti işletmeyiz.

İşte Ra’d 11 bize şunu söylüyor:

Önce sen değişeceksin. Sonra hayat değişecek.

Çünkü Allah’ın koyduğu sistemde her şey sebep-sonuç ilişkisiyle işler. İnsan hangi tohumu ekerse, onun sonucuyla karşılaşır. Kötü sebep oluşturup iyi sonuç beklemek, akla da Kur’an’a da uygun değildir.

Bir insan sürekli yalan söylüyorsa, güven kaybeder.
Sürekli hırsla hareket ediyorsa, huzurunu kaybeder.
Sürekli kıyas yapıyorsa, şükrünü kaybeder.
Sürekli aşırı istiyorsa, mizanı kaybeder.
Sürekli başkasını suçluyorsa, kendini düzeltme fırsatını kaybeder.

Bu yüzden değişim önce insanın içinde başlar.

İnsan önce şunu sormalıdır:

Ben neyi yanlış yapıyorum?
Ben hangi konuda mizanı bozdum?
Ben hangi isteğimi ihtiyaç zannettim?
Ben hangi konuda Allah’a teslim olmak yerine zorladım?
Ben hangi konuda hak ile batılı, gerçek ile sahteyi karıştırdım?

Çünkü insan kendi içindeki bozulmayı görmeden dışarıdaki bozulmayı doğru okuyamaz.

Aileler de böyledir. Bir evin içinde sevgi azalmışsa, saygı kaybolmuşsa, herkes sadece kendi isteğini düşünüyorsa, orada huzur kendiliğinden gelmez. O evde önce dil değişecek, niyet değişecek, beklenti değişecek, bencillik azalacak, merhamet artacak.

Toplumlar da böyledir. Bir toplumda faiz, yalan, hile, israf, gösteriş, kul hakkı, adaletsizlik, ahlaksızlık yayılmışsa o toplum sadece ekonomik tedbirlerle düzelmez. Çünkü mesele sadece para meselesi değildir. Mesele insanın içindeki ölçünün bozulmasıdır.

Kur’an’ın istediği değişim, yüzeysel bir değişim değildir. Sadece kıyafetin, tabelanın, sistemin, makamın değişmesi değildir. Kur’an insanın kalbinde, aklında, niyetinde ve davranışında gerçek bir dönüşüm ister.

Ra’d 11 bize aynı zamanda kaderi de doğru anlamayı öğretir.

Kader, “Ben ne yaparsam yapayım sonuç değişmez” demek değildir. Kader, Allah’ın koyduğu yasalar içinde insanın seçim yapmasıdır. İnsan seçer, sebep oluşturur, bedel öder veya ödemekten kaçar, sonra da seçtiği yolun sonucuyla karşılaşır.

Bu yüzden insanın bahanesi yoktur.

“Ben böyleyim” demek çözüm değildir.
“Şartlar böyle” demek çözüm değildir.
“Herkes böyle yapıyor” demek çözüm değildir.
“Zaman kötü” demek çözüm değildir.

Kur’an insana şunu söyler:

Sen kendi içinden başla.

Öfkeni düzelt.
Dilini düzelt.
Niyetini düzelt.
Ticaretini düzelt.
Ailene davranışını düzelt.
Allah ile bağını düzelt.
İsteğini, ihtiyacını, ölçünü düzelt.

Çünkü insan kendi içinde doğru sebebi oluşturduğunda Allah ona yeni kapılar açar. Bilinci açılır. Bakışı değişir. Sabır gücü artar. Teslimiyeti güçlenir. Musibetleri bile daha doğru okumaya başlar.

O zaman insan artık sadece “Neden bu başıma geldi?” demez.

Şunu da sorar:

Bu olay bana ne öğretiyor?
Burada Rabbim bana hangi işareti gösteriyor?
Ben hangi konuda değişmeliyim?

İşte bu soru insanı büyütür.

Çünkü bazen Allah insanın dış şartlarını hemen değiştirmez. Önce insanın içini değiştirir. İç değişince bakış değişir. Bakış değişince karar değişir. Karar değişince davranış değişir. Davranış değişince sonuç değişir.

Ra’d Suresi 11. ayet bize şunu haykırır:

Kendini değiştirmeden hayatının değişmesini bekleme.

Bu ayet, tembelliği kıran bir ayettir.
Bahaneleri susturan bir ayettir.
İnsanı sorumluluğa çağıran bir ayettir.
Topluma ayna tutan bir ayettir.
Kaderi yanlış anlayıp pasifleşen insana uyarıdır.

Bugün ailelerimizin, gençlerimizin, ticaretimizin, eğitimimizin, toplumumuzun düzelmesini istiyorsak önce insanın içindeki ölçüyü düzeltmemiz gerekir.

Çünkü iç bozulursa dış bozulur.
İç düzelirse dış da zamanla düzelir.

Son söz olarak Ra’d 11 bize şunu öğretir:

Allah değişim kapısını kapatmamıştır. Ama o kapının anahtarını insanın kendi içine koymuştur.

İnsan kendine dönecek.
Nefsini sorgulayacak.
Aklını kullanacak.
Doğru sebep oluşturacak.
Bedel ödeyecek.
Çaba gösterecek.
Ve Rabbine teslim olacak.

İşte o zaman değişim başlar.

Önce insan değişir.
Sonra aile değişir.
Sonra toplum değişir.
Sonra hayat değişir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir