Ankebût Suresi 24-25. Ayetlerin Bu Konuyla İlişkisi İstek, ihtiyaç, mizan, sahte mutluluk ve teslimiyet

 

Ankebût suresinin 24 ve 25. ayetleri, Hz. İbrahim’in kavmiyle yaşadığı imtihan üzerinden bize şunu anlatıyor:

İnsan hakikati görünce ya teslim olur ya da sahte düzenini korumak için hakikate düşman olur.

Hz. İbrahim kavmine Allah’ın birliğini, putların sahte olduğunu, gerçek ilahın yalnız Allah olduğunu anlatıyor. Ama kavmi ne yapıyor? Düşünüp hakikate yönelmek yerine şöyle diyor:

“Onu öldürün veya yakın.”

Yani hakikate cevap veremeyince, hakikati susturmaya çalışıyorlar.


1. Ayet: Hakikate Karşı Sahte Düzeni Korumak

Ankebût 24. ayette Hz. İbrahim’in kavminin cevabı şöyle anlatılır:

“Onu öldürün veya yakın dediler. Fakat Allah onu ateşten kurtardı. Şüphesiz bunda iman eden bir toplum için ibretler vardır.”

Burada çok önemli bir nokta var.

Hz. İbrahim onlara zarar vermiyor.
Onların malını almıyor.
Onların canına kastetmiyor.
Sadece sahte ilahlarını, yanlış inançlarını, bozuk ölçülerini sorguluyor.

Ama kavim buna tahammül edemiyor.

Neden?

Çünkü insan bazen hakikatten değil, hakikatin kendi sahte düzenini bozmasından korkar.

Bugün de böyledir.

Bir insana desen ki:

“Bu kadar para hırsı seni yoruyor.”
“Bu ilişki senin mizanın bozmuş.”
“Bu başarı isteği seni çocuğuna zulmettirecek noktaya getirmiş.”
“Bu dünya sevgisi senin ahiret bilincini kapatmış.”
“Bu haz arayışı seni özgür yapmıyor, esir yapıyor.”

İnsan bazen bunu duyunca düşünmek yerine savunmaya geçer.

Çünkü hakikat insanın nefsine dokunur.
Ego sarsılır.
Put kırılır.


2. Hz. İbrahim’in Kavmi Neyin Peşindeydi?

Hz. İbrahim’in kavmi taş, ağaç, heykel gibi putlara tapıyordu. Ama mesele sadece heykel değildi.

Put dediğimiz şey sadece taştan olmaz.

İnsanın kalbini esir alan her şey putlaşabilir.

Para putlaşabilir.
Kariyer putlaşabilir.
Evlilik putlaşabilir.
Çocuk putlaşabilir.
Güzellik putlaşabilir.
Sosyal medya putlaşabilir.
Başarı putlaşabilir.
Haz putlaşabilir.
İnsanların beğenisi putlaşabilir.

İşte bizim derslerde anlattığımız istek ve ihtiyaç ayrımı burada devreye giriyor.

İstek kötü değildir.
Ama istek insanın merkezine oturursa, artık o istek insanı yönetmeye başlar.

Hz. İbrahim’in kavmi de kendi düzenini, kendi alışkanlığını, kendi menfaatini, kendi sahte güven alanını bırakmak istemedi.

Bu yüzden hakikate düşman oldu.


3. Ateş: İmtihanın En Zor Noktası

Hz. İbrahim ateşe atılıyor.

Burada ateş sadece fiziksel bir ateş değildir.
Aynı zamanda imtihanın en zor anıdır.

Bizim hayatımızda da ateşler var.

Borç ateşi var.
Geçim derdi ateşi var.
Yanlış anlaşılma ateşi var.
Aile baskısı ateşi var.
Kariyer baskısı ateşi var.
Yalnız kalma korkusu ateşi var.
“İnsanlar ne der?” ateşi var.
Kaybetme korkusu ateşi var.

İşte teslimiyet burada belli olur.

İnsan rahatken “Allah’a güveniyorum” der.
Ama ateşin kenarına gelince, gerçekten kime güvendiği ortaya çıkar.

Hz. İbrahim ateşe atılırken mizanını bozmadı.
Hakkı bırakmadı.
Sahteye teslim olmadı.
Kavmin baskısına boyun eğmedi.

Bu bize şunu öğretiyor:

Hakikat yolunda bazen bedel vardır. Ama Allah’a teslim olanı Allah yalnız bırakmaz.


4. 25. Ayet: Dünya Hayatındaki Sahte Bağlar

Ankebût 25. ayette Hz. İbrahim kavmine şöyle der:

“Siz dünya hayatında aranızda sevgi bağı olsun diye Allah’ı bırakıp birtakım putlar edindiniz. Sonra kıyamet günü birbirinizi inkâr edecek ve birbirinize lanet edeceksiniz. Varacağınız yer ateştir ve sizin hiçbir yardımcınız olmayacaktır.”

Bu ayet çok sarsıcıdır.

Çünkü burada Allah bize diyor ki:

İnsan bazen Allah’ı bırakır, dünya düzeni içinde birbirine tutunur.
Sahte birlikler kurar.
Sahte sevgiler kurar.
Sahte menfaat ilişkileri kurar.
Sahte aidiyetler kurar.

Ama bunlar ahiret bilinci olmadan kurulursa, kıyamet günü birbirine düşman olur.

Bugün de insanlar çoğu zaman menfaat üzerinden bağ kuruyor.

“Bana faydan varsa seni severim.”
“Benim tarafımdaysan seni kabul ederim.”
“Bana para kazandırıyorsan değerlisin.”
“Benim egomu besliyorsan iyisin.”
“Benim günahımı normalleştiriyorsan dostumsun.”

Ama hakikati söyleyince ne oluyor?

İnsan rahatsız oluyor.

Çünkü sahte sevgi, hakikate dayanmaz.
Sahte dostluk, menfaate dayanır.
Sahte birliktelik, dünyalık beklentiye dayanır.


5. Bu Ayetler Mizan Konusuyla Nasıl Bağlantılı?

Bu ayetler bize şunu söylüyor:

Mizan bozulunca insan Allah’ı merkeze koymaz, kendi putlarını merkeze koyar.

Hz. İbrahim’in kavmi Allah’ı merkeze koymadı.
Putları merkeze koydu.

Bugünün insanı da bazen Allah’ı merkeze koymuyor.

Parayı merkeze koyuyor.
Çocuğunun sınav başarısını merkeze koyuyor.
Evliliği merkeze koyuyor.
Kariyeri merkeze koyuyor.
Sosyal medyadaki beğeniyi merkeze koyuyor.
Hazlarını merkeze koyuyor.

Sonra da mizan bozuluyor.

Çünkü Allah merkezden çıkınca, insanın terazisi bozulur.

Ne gerçek ihtiyaç kalır.
Ne doğru istek kalır.
Ne ölçülü bedel kalır.
Ne sınır kalır.
Ne huzur kalır.

İnsan sürekli bir şeylerin peşinden koşar ama içi boş kalır.


6. Sahne İçin Konuşma Bölümü

Değerli dostlar…

Ankebût suresi 24 ve 25. ayetler bize sadece geçmişte yaşanmış bir olayı anlatmıyor.

Bize bugünün insanını anlatıyor.

Hz. İbrahim’in kavmi putlara tapıyordu.
Peki biz neye tapıyoruz?

Onlar taştan putların önünde eğiliyordu.
Peki biz hangi isteğin önünde eğiliyoruz?

Onlar hakikati duyunca “İbrahim’i yakın” dediler.
Peki biz hakikati duyunca ne yapıyoruz?

Birisi bize dese ki:

“Bu kadar hırs seni bozdu.”
“Bu ilişki seni Allah’tan uzaklaştırdı.”
“Bu para isteği senin mizanın bozdu.”
“Bu çocuk başarısı takıntısı seni zalimleştirdi.”
“Bu dünya sevgisi seni ahiretten kopardı.”

Biz ne yapıyoruz?

Düşünüyor muyuz?
Yoksa hemen savunmaya mı geçiyoruz?

İşte mesele burada.

Hakikat insanın nefsine dokunur.
Ama nefsine dokunan her söz düşman sözü değildir.
Bazen insanı kurtaracak söz, insanın canını acıtan sözdür.

Hz. İbrahim kavmine hakikati söyledi.
Kavmi onu ateşe attı.

Ama Allah ne yaptı?

Ateşi İbrahim’e zarar veremez hâle getirdi.

Bu bize şunu öğretiyor:

Sen hakta kalırsan, ateş büyüse de Allah seni korur.
Ama sen sahteye teslim olursan, dünya seni alkışlasa da içten içe yanarsın.


7. Bugünün Putları

Bugün putlar sadece heykel değildir.

Bugünün putu bazen paradır.
İnsan onun için helali haramı karıştırır.

Bugünün putu bazen kariyerdir.
İnsan onun için ailesini, sağlığını, ahlakını kaybeder.

Bugünün putu bazen evliliktir.
İnsan “bu kişi olmazsa hayatım biter” der.

Bugünün putu bazen çocuktur.
Anne baba çocuğunun sınav sonucunu hayatın anlamı yapar.

Bugünün putu bazen sosyal medyadır.
İnsan beğenilmek için kendini pazarlar.

Bugünün putu bazen hazdır.
İnsan her istediğini özgürlük zanneder.

Ama Kur’an bize soruyor:

Bunlar seni gerçekten kurtaracak mı?

Kıyamet günü bu sahte bağlar devam edecek mi?

Ankebût 25. ayet diyor ki:
Dünya hayatında aranızda sevgi bağı olsun diye Allah’ı bırakıp putlar edindiniz. Ama kıyamet günü birbirinizi inkâr edeceksiniz.

Yani dünyada uğruna Allah’ı unuttuğun insanlar, sistemler, düzenler, zevkler, menfaatler; ahirette seni kurtarmayacak.


8. Sonuç: İbrahim Gibi Mizanda Kalmak

Bu iki ayetin bizim derslerle ilişkisi çok nettir:

İstek ihtiyaçtan ayrılmazsa putlaşır.
Mizan korunmazsa insan sahte ilahlara yönelir.
Gerçek ile sahte ayrılmazsa insan batılı hak zanneder.
Bedel ödemeyi bilmeyen insan hakikatten kaçar.
Teslimiyet olmayan yerde insan ateşten korkar, Allah’a güvenemez.

Hz. İbrahim bize şunu öğretiyor:

Hak yalnız kalsan da haktır.
Batıl kalabalık olsa da batıldır.

Bir toplumun çoğunluğu bir şeye inanıyor diye o şey doğru olmaz.
Bir aile bir hatada birleşti diye o hata hak olmaz.
Bir ülke bir yanlışı normalleştirdi diye o yanlış helal olmaz.
Sosyal medya bir günahı güzelleştirdi diye o günah temiz olmaz.

Hak ölçüsünü Allah koyar.

İşte mizan budur.

Allah’ın koyduğu ölçüyü kaybeden insan, kendi putlarını üretir.
Kendi putlarını üreten insan, onları korumak için hakikate düşman olur.

Rabbim bizi Hz. İbrahim gibi hakikati görenlerden eylesin.
Sahte ilahlarımızı fark edenlerden eylesin.
İsteklerini ihtiyaç zannetmeyenlerden eylesin.
Mizanı bozmayanlardan eylesin.
Ateşin karşısında bile Allah’a teslim olanlardan eylesin.

Amin.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir