Ankebût 41–43 Ayetleri ile “Vesile Olmak” Dersinin İlişkisi

Bismillahirrahmanirrahim.

Kardeşlerim…

Ankebût Suresi’nin 41, 42 ve 43. ayetleri, bizim “vesile olmak”, “ilim öğrenmek”, “öğrenci kalmak” ve “Allah rızası için faydalı işler yapmak” dersimizin tam merkezine oturuyor.

Çünkü bu derste şunu söylemiştik:

İnsan bir işe başlarken önce niyetini kontrol etmeli.

Ben bunu niçin yapıyorum?

Makam için mi? Para için mi? İnsanlar beni övsün diye mi? Bir gruba, bir cemaate, bir çevreye ait görünmek için mi? Yoksa gerçekten Allah rızası için mi?

İşte Ankebût 41. ayet bize bu noktada çok büyük bir ölçü veriyor:

Allah’tan başka dostlar, dayanaklar, veliler edinenlerin durumu, kendine ev yapan örümceğin durumu gibidir. Evlerin en zayıfı ise örümceğin evidir. Keşke bilselerdi.

Bakın kardeşlerim…

Bu ayet sadece eski kavimleri anlatmıyor. Bu ayet sadece putperestleri anlatmıyor. Bu ayet bugün bizi de anlatıyor.

Çünkü insan Allah’tan başka neye mutlak güvenirse, kendine örümcek ağı gibi bir ev kurmuş olur.

Bir insan ilim öğrenir ama ilmi Allah’a yaklaşmak için değil de insanlara üstünlük kurmak için kullanırsa, bu ilim örümcek ağına dönüşür.

Bir insan bir grup kurar ama amacı Allah rızası değil de kendini büyütmek olursa, o grup örümcek ağına dönüşür.

Bir insan ders anlatır ama amacı hakikate vesile olmak değil de alkış almak olursa, o anlatım örümcek ağına dönüşür.

Bir insan hayır yapar ama amacı dua almak değil de insanların gözünde değer kazanmak olursa, o hayır bile örümcek ağına dönüşür.

Demek ki mesele sadece ne yaptığımız değil, ne için yaptığımızdır.

1. Vesile Allah’a Yaklaştırıyorsa Sağlamdır

Biz derste Vesile grubunun amacını anlatırken şunu söyledik:

Bu grup siyasi bir yapı, dernek, cemaat veya dünyevi bir çıkar için kurulmuş bir yapı değildir. Amaç; faydalı ilim, hayra vesile olmak, insanların hidayetine vesile olabilmek ve Allah rızasını kazanmak olmalıdır. fileciteturn3file11

İşte burada Ankebût 41 devreye giriyor.

Eğer vesile bizi Allah’a yaklaştırıyorsa sağlamdır. Ama vesile Allah’ın yerine geçerse tehlikelidir.

Ders vesiledir ama ilah değildir. Hoca vesiledir ama ilah değildir. Grup vesiledir ama ilah değildir. İlim vesiledir ama kibir sebebi olursa örümcek ağına döner. Hayır vesiledir ama gösterişe dönerse örümcek ağına döner.

Çünkü Allah’tan başka hiçbir şey mutlak dayanak olamaz.

Bir insan derse ki:

“Benim grubum var, bana yeter.”

Hayır, yetmez.

Bir insan derse ki:

“Benim hocam var, bana yeter.”

Hayır, yetmez.

Bir insan derse ki:

“Ben çok ders dinledim, bana yeter.”

Hayır, yetmez.

İnsana yetecek olan Allah’tır. Ders, hoca, grup, ilim, sohbet, kardeşlik; bunların hepsi Allah’a götürüyorsa değerlidir. Allah’ın önüne geçiyorsa örümcek ağıdır.

2. Örümcek Ağı: Dışarıdan Güçlü, İçeriden Zayıf

Örümcek ağına uzaktan baktığında bir yapı gibi görünür.

Ama hafifçe dokunsan dağılır.

İnsanın Allah rızası dışında kurduğu yapılar da böyledir.

Dışarıdan kalabalık görünür. Dışarıdan güçlü görünür. Dışarıdan etkili görünür. Dışarıdan başarılı görünür.

Ama içinde ihlas yoksa, Allah rızası yoksa, salih amel yoksa, ahlak yoksa, tevazu yoksa, o yapı zayıftır.

Bir ders halkası düşünün.

Kalabalık olabilir. İnsanlar katılıyor olabilir. Konuşmalar güzel olabilir. Ama insanlar öğrendiğini uygulamıyorsa, o ilim bereketli olmaz.

Çünkü derste de söylendiği gibi, ilim sadece bilmek değildir. İlim öğrenilir, anlaşılır ve hayata geçirilirse fayda verir. İnsan bu ilmi hayatında, işinde, ailesinde uyguladığında huzur görür. fileciteturn3file11

Yani örümcek ağı olmamak için ilmin hayata inmesi gerekir.

Sadece dinlemek yetmez. Sadece not almak yetmez. Sadece “ne güzel anlatıldı” demek yetmez. Sadece grupta bulunmak yetmez.

İlim insanın ahlakını değiştirmeli. Niyetini düzeltmeli. Kibrini kırmalı. Nefsini terbiye etmeli. Onu Allah’a yaklaştırmalı.

3. Ankebût 42: Allah Neye Tutunduğumuzu Bilir

Ankebût 42. ayette Rabbimiz bize şunu hatırlatır:

Allah, onların kendisini bırakıp neye yalvardıklarını, neye tutunduklarını bilir. O azîzdir, hakîmdir.

Bu ayet insanın iç dünyasını açar.

Çünkü bazen insan dışarıdan Allah için yapıyor gibi görünür. Ama içeride başka bir beklenti vardır.

Diliyle “Allah rızası” der. Ama kalbinde “insanlar beni takdir etsin” vardır.

Diliyle “hayra vesile olmak istiyorum” der. Ama kalbinde “ben bilineyim, ben öne çıkayım” vardır.

Diliyle “ilim öğreniyorum” der. Ama kalbinde “ben daha iyi biliyorum” kibri vardır.

Diliyle “dinliyorum” der. Ama içinden sürekli konuşur, itiraz eder, cevap hazırlar.

İşte Allah bunu bilir.

İnsanların görmediğini Allah görür. İnsanların bilmediğini Allah bilir. Kalpteki niyeti Allah bilir. İçimizdeki örümcek ağlarını Allah bilir.

Bu yüzden bu ayet bize şu soruyu sordurur:

Ben gerçekten Allah’a mı tutunuyorum, yoksa Allah’ın adıyla başka şeylere mi tutunuyorum?

Ben gerçekten ilim mi istiyorum, yoksa üstünlük mü istiyorum?

Ben gerçekten hayra vesile mi olmak istiyorum, yoksa insanların beni görmesini mi istiyorum?

Ben gerçekten öğrenci miyim, yoksa bildiğini zanneden biri miyim?

4. Öğrenci Bilinci ve Örümcek Ağı

Derste çok önemli bir şey anlatıldı:

İnsan öğrenmek istiyorsa önce kendini öğrenci yerine koymalı. İster holding sahibi olsun, ister öğrenci olsun fark etmez. İnsan “ben öğrenmek istiyorum” diyerek bilincini açarsa ilimden faydalanır. Ama “ben zaten biliyorum” diye gelirse baştan kendini kapatır. fileciteturn3file11

İşte bu da Ankebût 43 ile birleşiyor:

Biz bu örnekleri insanlar için veriyoruz; fakat onları ancak bilenler akleder.

Bakın kardeşlerim…

Herkes örümceği görür. Ama herkes örümcek misalini anlamaz.

Herkes ders dinler. Ama herkes dersi hayatına indirmez.

Herkes Kur’an okur. Ama herkes “bu ayet bana ne diyor?” diye sormaz.

Herkes “Allah rızası” der. Ama herkes niyetini kontrol etmez.

Herkes “ilim öğreniyorum” der. Ama herkes çırak olmayı kabul etmez.

İşte bilenler akleder.

Buradaki bilmek sadece bilgi ezberlemek değildir. Buradaki bilmek; hayatı doğru okumaktır.

İlim sahibi insan şunu sorar:

Benim dayanağım ne? Benim niyetim ne? Ben neye güveniyorum? Ben bu ilmi Allah için mi öğreniyorum? Ben bu derse gerçekten öğrenci olarak mı geliyorum? Yoksa kendi bildiğimi ispatlamak için mi dinliyorum?

Çünkü insan “ben biliyorum” dediği anda kendi zihninde örümcek ağı kurar.

O ağın adı kibirdir. O ağın adı egodur. O ağın adı nefistir. O ağın adı sahte güven duygusudur.

5. İlim İnfakı ve Sağlam Dayanak

Derste “sadece mal infak edilmez, ilim de infak edilir” bilinci anlatıldı. İlim paylaşıldıkça azalmaz; aksine artar. İnsan anlattıkça öğrenir, öğrettikçe derinleşir, faydalı oldukça bereket görür. fileciteturn3file11

İşte Ankebût 41–43 bize burada şunu öğretir:

İlmi Allah için paylaşırsan sağlam bir işe vesile olursun. Ama ilmi kendini büyütmek için kullanırsan örümcek ağı örersin.

Hayrı Allah için yaparsan sadaka olur. Ama hayrı gösteriş için yaparsan zayıf bir eve dönüşür.

Dersi Allah rızası için anlatırsan vesile olur. Ama dersi kendini ispat için anlatırsan nefse hizmet eder.

Burada ölçü çok nettir:

Allah’a götüren her şey vesiledir. Allah’ın yerine geçen her şey örümcek ağıdır.

6. Bu Dersin Ankebût 41–43 ile Ana Mesajı

Kardeşlerim…

Bu ders bize “vesile olmayı” öğretiyor. Ankebût 41–43 ise bize “vesile ile dayanağı karıştırmamayı” öğretiyor.

Vesile değerlidir. Ama asıl güvenilecek olan Allah’tır.

İlim değerlidir. Ama ilmi veren Allah’tır.

Ders değerlidir. Ama hidayeti veren Allah’tır.

Hoca değerlidir. Ama hoca sadece aracıdır.

Grup değerlidir. Ama grup Allah’a yaklaştırdığı kadar değerlidir.

Hayır değerlidir. Ama niyet Allah rızasıysa değerlidir.

O yüzden bugün kendimize şunu sormalıyız:

Ben Allah’a mı yaklaşıyorum, yoksa bir yapıya mı tutunuyorum?

Ben ilmi Allah için mi öğreniyorum, yoksa egomu beslemek için mi?

Ben hayra vesile mi oluyorum, yoksa insanların beni görmesini mi istiyorum?

Ben gerçekten öğrenci miyim, yoksa bildiğini zanneden biri miyim?

Sahnede Kapanış

Kardeşlerim…

Örümcek ağı gibi hayat kurmayalım.

Kalabalığa güvenmeyelim. Makamımıza güvenmeyelim. Paramıza güvenmeyelim. Bildiklerimize güvenmeyelim. Grubumuza güvenmeyelim. İnsanların övgüsüne güvenmeyelim.

Allah’a güvenelim.

Dersleri vesile bilelim. İlmi vesile bilelim. Hayrı vesile bilelim. Kardeşliği vesile bilelim. Dua almayı vesile bilelim. Ama hepsinin üstünde Allah’ın rızasını arayalım.

Çünkü Allah için yapılan küçük bir iş bile sağlamdır. Ama Allah’sız kurulan büyük yapılar örümcek ağı gibidir.

Rabbim bizi örümcek ağına sığınanlardan değil, sağlam kulpa tutunanlardan eylesin.

Rabbim bize niyetimizi temizlemeyi nasip etsin. Bizi ilmiyle kibirlenenlerden değil, ilmiyle tevazu kazananlardan eylesin. Bizi sadece bilenlerden değil, bildiğini yaşayanlardan eylesin. Bizi hayra vesile olan, Allah rızası için çalışan, faydalı ilmi infak eden kullarından eylesin.

Elhamdülillahi Rabbil Âlemin.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir