Esma’nın hikayesi ve Furkan suresi 1-2-3
Esma’nın hikayesini okumak için tıklayınız
Esma’nın hikâyesini Furkan Sûresi’nin ilk üç âyetiyle ilişkilendirelim.
ESMA’NIN HİKÂYESİ: FURKAN 1-2-3’ÜN HAYATTAKİ TECELLİSİ
Kıymetli dostlar…
Karşımızda bir kadın var: Esma.
Adı gibi “yüceltilmiş”, ama hayatı boyunca toprağın, sabrın, gözyaşının içinden yükselen bir kadın.
Ve onun hayatına baktığınızda, Furkan Sûresi’nin ilk üç âyetinin üçü de adım adım karşınıza çıkar.
Gel şimdi beraber bu üç âyeti Esma’nın kaderinde nasıl yürüdüğünü görelim.
1) FURKAN 1: HAKKI BATILDAN AYIRAN ÖLÇÜ – ESMA’NIN GÖĞSÜNDEKİ GÖRÜNMEYEN ÇİZGİ
Furkan’ın ilk âyeti şöyle der:
“Furkan’ı indiren Allah ne yücedir; o Furkan ile insanlar doğruyu yanlıştan ayırabilsin diye.”
Esma’nın çocukluğu işte bu âyetin ete kemiğe bürünmüş halidir.
Köyde yoksullukla yoğruldu ama annesi ona her akşam şu Furkan’ı telkin etti:
“Allah büyüktür evlatlarım, sabredin.”
Bu cümle bir yoksul kadının duası değil, bir annenin evladına verdiği Furkan ölçüsüdür.
Esma, İstanbul’da dayak yerken, horlanırken,
“Allah’ım sen görüyorsun” diyen bir çocuktu.
Yani insanlardan gördüğü batılı,
Rabbinden beklediği hak ile ayırıyordu.
O çocuğun göğsünde görünmeyen bir çizgi vardı:
Bir tarafta zulüm, haksızlık ve insanların kendisine biçtiği değersizlik;
öte tarafta Allah’ın ona verdiği değer.
Esma, hakkı batıldan ayırma gücünü küçük yaşta öğrendi.
Bu Furkan’dır.
Bu ilk âyetin hayatta yürüyüşüdür.
2) FURKAN 2: MÜLKÜN SAHİBİ ALLAH’TIR – ESMA’NIN SABRINDAKİ TESLİMİYET
İkinci âyet der ki:
“Mülk O’nundur, her şeyi O yaratır, O takdir eder; O’nun dışında hiçbir şeyin yaratma gücü yoktur.”
Esma’nın hayatında bu âyet tam kalbin merkezinde durur.
Köyde yoksulluk…
İstanbul’da ezilme…
Gelin olduğu evde horlanma…
İnsan zannedebilir ki:
“Bu kızın kaderi insanlar tarafından belirleniyor.”
Hayır.
Furkan 2 devreye girer ve der ki:
“Mülkün sahibi insan değildir. Her şey Allah’ın ilminde yürür.”
Esma’nın sabrı işte bu âyetin tecellisidir.
Çünkü bir insan, ancak mülkün sahibinin Allah olduğuna inanırsa susabilir, dayanabilir, genişleyebilir.
Kocası ilgisizdi, kayınpederi küçümsüyordu, kayınvalidesi zorluyordu.
Ama Esma’nın gönlünde şu vardı:
“Ben senden razıyım Allah’ım… Sen de benden razı ol.”
Bir insan bu cümleyi ancak Furkan 2’yi kalbine yazmışsa söyleyebilir.
Çünkü o cümle şunu anlatır:
“Ben insanların elleriyle imtihan oluyorum ama kaderim onların elinde değil.”
3) FURKAN 3: SAHTE İLAHLARA DEĞİL, ALLAH’A DAYANMAK – ESMA’NIN SAHİBİNİ SEÇİŞİ
Furkan’ın üçüncü âyeti şöyle der:
“İnsanlar Allah’ı bırakıp kendilerine sahte ilahlar edindiler; onların ne fayda vermeye güçleri vardır ne de zarar gidermeye.”
Esma’nın hayatında bu sahte ilahlar kimdi?
Zenginlik…
İtibar…
Güç…
Toplumun koyduğu “değer ölçüleri”…
Kayınpederinin kibri, ev sahiplerinin gururu, başkalarının küçümsemesi…
Hepsi aynı şeydi:
İnsanı Allah’ın yerine koymak.
Ama Esma’nın böyle bir ilahı olmadı.
O, zenginliğe değil Rahman’a güvendi.
Devlet makamına değil sabıra yaslandı.
İnsan sözüne değil Allah’ın hükmüne sarıldı.
Bugün zenginlik geldiğinde de aynı duruşu korudu:
Evi değişti, şartları değişti, makine çalıştı…
Ama Esma’nın kalbinde şu hiç değişmedi:
“Sahibim sensin Allah’ım.”
İşte bu hâl, üçüncü âyetin yaşayan aynasıdır.
SONUÇ: FURKAN’IN AYETLERİ ESMA’NIN HAYATINDA NASIL TECELLİ ETTİ?
-
Furkan 1 – Hakkı batıldan ayırmak:
Esma daha çocukken acıyı yaşayanlardan değil, Allah’tan okumayı öğrendi.
Haksızlığı Allah’a şikâyet etmedi, doğruyu Allah’la ölçtü. -
Furkan 2 – Mülkün sahibi Allah’tır:
Hayatın onu savurduğu her yerde kaderini insanların değil Allah’ın yazdığını bildi.
Sabır, tevekkül ve teslimiyet bunun doğal meyvesi oldu. -
Furkan 3 – Sahte ilahlardan uzak durmak:
İnsanın gücüne değil Allah’ın kudretine dayandı.
İnsanların değer biçmesine bakmadı; değerini yaratanından aldı.
Ve sonunda…
Robota iş yaptıran ellerinden daha parlak olan,
makinenin sesi değil, Esma’nın sabırdan doğan nuruydu.
Allah, sabırla yürüyenleri asla unutmadı;
yükseltmek istediğini bazen yoksullukla, bazen gözyaşıyla, bazen temizlik suyuyla yıkadı.
Esma’nın hayatı bize şunu söyler:
Furkan, hayata indirildi;
Esma ise o Furkan’ın sessiz bir tefsiri oldu.
