Nur Suresi 58.ayet ile Gazze

Nur Suresi 58’de Allah bize çok basit görünen ama çok derin bir yasa öğretir:

İzin, mahremiyet, sınır ve dokunulmazlık.

Ayet üç vakit söyler:
Sabah, öğle ve gece…
İnsanın en çıplak, en korunmasız olduğu zamanlar.
Ve der ki:

“Bu vakitlerde izinsiz girilmez.
İnsanın özel alanına tecavüz edilmez.
Mahremiyet, insan onurunun temelidir.”

Şimdi bakın…
Bu ayetin tam zıddını dünyada bugün kim yapıyor?
En büyük mahremiyet ihlalini kim işliyor?

İsrail.

Gazze’de şu an yaşanan şey, Nur 58’in öğrettiği her değerin ters yüz edilmesidir.


Nur 58 der ki:
“İnsanın en savunmasız anına izinsiz dokunma.”

Gazze’de ne yapılıyor?
İnsanlar uykudayken bombalanıyor.
Çocuklar sabah ezanından önce enkazdan çıkarılıyor.
Gece vakti, insanların en mahrem ve en korunmasız olduğu anda evler yerle bir ediliyor.

Bu, ayetin ruhuna yapılan açık bir saldırıdır.


Nur 58 der ki:
“Avret vakti dokunulmazdır; insanın mahremi kutsaldır.”

Gazze’deki durum?
Evin avret vakti kalmadı.
Sokağın avret vakti kalmadı.
Ailenin, çocuğun, yaşlının, doğmamış bebeğin bile mahremiyeti kalmadı.

Bir toplumun en korunmasız üç vaktini Allah koru derken,
İsrail bu üç vakti özellikle hedef alıyor.

Bu bir tesadüf değil; bu bir zihniyet.


Nur 58’in mesajı şudur:

“İzin istemeden insanın alanına giren zalim olur.
Zalim olan yok olmaya mahkumdur.”

Bugün Gazze’de yaşanan şey sadece fiziksel saldırı değil;
insanın en temel hakkı olan mahremiyet hakkının yok edilmesidir.

İnsanların evleri, odaları, yatakları, çocuk beşiklerinin mahremiyeti,
“askeri operasyon” adı altında paramparça ediliyor.

Halbuki Allah Nur 58’de evin kapısını korur;
İsrail Gazze’de evin duvarını, kapısını, odasını yıkıyor.

Nur 58 der ki:
“Ev içi mahremiyeti çiğneme.”
İsrail:
“Evleri yok ediyorum.”

Nur 58 der ki:
“İzin istemeden girme.”
İsrail:
“Hava sahası sizin değil, toprak sizin değil, mahremiyetiniz de benim için yok.”

Nur 58 der ki:
“İnsanın korunmasız anına saldırma.”
İsrail:
“Tam da o an saldırıyorum.”


Şimdi en derin noktayı söyleyeyim:

Nur 58 sadece bir ev adabı değildir;
mazlumu koruyan bir ilahi savaş hukukudur.

Ayet der ki:
“Kim bir insanın mahremine saldırırsa, Allah’ın koyduğu sınırı çiğnemiş olur.”

İşte bu yüzden İsrail’in yaptıkları sadece insanlığa değil,
Allah’ın koyduğu ilahi sınıra da isyandır.

Bir topluluğa şöyle söylersin:

“Nur Suresi 58 bize evin kapısına saygıyı öğretirken, İsrail Gazze’de evin kapısını, bedenin kapısını, kalbin kapısını, mahremiyetin kapısını bombalıyor. Buna karşı çıkmak dini bir sorumluluk, insani bir görevdir.”


Sonuç:

Nur 58’in hikmeti şudur:

İzin → Adalet
Mahremiyet → Onur
Sınır → İnsan hakkı

Gazze’de ise bu üçü de ihlal edilmiştir.

Ve Kur’an’ın değişmeyen yasası şudur:

“Mahremiyeti çiğneyen zalim, kendi sonunu hazırlar.
Mazlumun duası göğe çıkar, arş titrer, hüküm iner.”

Gazze’nin feryadı da şu anda o arşı titretiyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir