Onlarin söylediklerine sabret !
1. Müzzemmil 10: Sabır bir duruş, bir vakar, bir dikili taştır
Ayet şöyle diyor:
“Vasbir ‘alâ mâ yekûlûn…”
“Onların söylediklerine karşı sabret.”
Bak, sabır kelimesi burada rastgele seçilmiş bir kelime değil; sabır üç farklı harf-i cerle gelir ve her birinde mana değişir. Kur’an dilinde hiçbir kelime boşuna değildir.
1) Sabır ‘alâ ile gelirse: Göğüs germek
“Vasbir ‘alâ” ifadesi tam olarak şunu anlatır:
-
Sana taş atana göğüs ger.
-
Sana laf sokana göğüs ger.
-
Seni küçük görene, seni küçümseyene, seni yok sayana göğüs ger.
-
Sözle, bakışla, tutumla saldırana karşı yıkılma, dağılma, sinme.
Bu sabır zorlukları yutmak değildir; ağırlığı kaldırmaktır.
Bu sabır ezilmek değildir; kırılmadan ayakta kalmaktır.
2) Sabır ‘an ile gelirse: Direnmek, geri adım atmamak
“Vasbir ‘an” dendiğinde mana değişir:
-
Mevzini koru.
-
Geri çekilme.
-
Hak bildiğin yoldan dönme.
-
İnsanların baskısı, aşağılaması, alayı seni istikametinden koparmasın.
Bu sabır karakter sabrıdır.
Sarsılmamak, rota değiştirmemektir.
3) Sabır li ile gelirse: Bir şey için sabretmek
“Vasbir li” derse, bu sabır ibadet sabrıdır:
-
Namaz için sabret.
-
Nefse rağmen oruç için sabret.
-
İçgüdülerine rağmen haramdan uzak durmak için sabret.
-
Cennet için sabret.
-
Allah’ın rızası için sabret.
Bu sabır yokuşu tırmanma sabrıdır.
İşte Müzzemmil 10’daki sabır, ilk iki sabrı birlikte kucaklar:
“Onların sözlerine göğüs ger. Diren. Geri adım atma.”
2. “Vehcurhum hecren cemîlâ” — Uzaklaşacaksan güzellikle uzaklaş
Bak bu ayetin müthiş bir psikolojisi var:
“Onlardan uzaklaşman gerektiğinde, güzellikle uzaklaş.”
Ayet şöyle demiyor:
-
Kapıyı çarpıp git.
-
Yakıp yıkıp git.
-
İncite incite git.
-
Ardından söve söve git.
Hayır.
Diyor ki:
“Güzellikle uzaklaş.”
Neden?
Çünkü o insan yarın tövbe edip de kapıyı çalarsa, dönüp geldiğinde yüzüne kapanmamış bir kapı bulsun.
-
Kapıyı kırarak gidersen, geri dönemezsin.
-
Kapıyı çarparak gidersen, dönüşün ayıptan olur.
-
Kapıyı tekmeyle kapatırsan, bir daha vurmaya utanırsın.
Allah kullarından vazgeçmiyor.
Sen kimsin ki bir kuldan vazgeçesin?
Bak, Allah azdıranı bile bir anlık samimi bir dönüşle affediyor.
Allah seni bin kere affederken, sen bir kişiyi bir kere affetmeyecek misin?
“Kapıyı güzellikle bırak ki, dönüşün de güzel olsun.”
Bu ayet aslında bir karakter inşa ediyor:
Kırmadan uzaklaşan, küslüğünde bile nezaketi kaybetmeyen bir karakter…
3. Abese Suresi: Kime yöneliyorsun, kimden yüz çeviriyorsun?
Abese’nin ilk ayetleri neydi?
“Kendisine o âmâ geldi diye yüzünü ekşitti ve döndü.”
“Belki arınacak, belki öğüt alacaktı.”
Allah Resulü’nün en insani hâlinde bile bir ölçü koyuyor Kur’an:
-
İnsan gözle ölçülmez.
-
İhtiyaç makamla ölçülmez.
-
İhlâs, görünüşle ölçülmez.
O âmâ sahabi — Abdullah b. Ümmü Mektûm — içtenlikle ilim arıyordu ama toplumun ileri gelenleri henüz gelmemişti. Peygamber bir anlık bir strateji hesabıyla zengini önceledi, fakiri erteledi.
Ve Allah buyurdu:
“O istemiyorsa bile, onun arınmasından sana ne?”
Bu ne demek?
-
Sen sorumlusun yöneldiğinden.
-
Sen sorumlusun yüz çevirdiğinden.
-
Sen sorumlusun “tercih ettiğin” insandan.
Bu ayet bize çok büyük bir şey öğretiyor:
Öncelik, “öğüt alacak olandır”.
Öncelik, arınmak isteyendedir.
Öncelik, kalbi açık olandadır.
Öncelik, makamda değil, niyettedir.
Bugün hayatta kaç kişiyle karşılaşıyoruz?
-
Parası var diye önemsediğimiz…
-
Makamı var diye ağırladığımız…
-
İhtiyacı yokken ilgilendiğimiz…
Bir de:
-
Sessiz, mahcup, görünmeyen, kenarda kalmış, kalbi kırık olan…
-
Sadece bir “Merhaba”na muhtaç olan…
-
Belki bir ayetin, bir tesellinin, bir gülüşün onun bütün kaderini değiştireceği insanlar…
İşte Allah diyor ki:
“Kimin kalbi açıksa, senin yüzün ona dönük olsun.”
4. Bu iki ayet birlikte bize ne öğretiyor?
Müzzemmil 10 sabrı öğretiyor.
Abese, yönelişin edebini öğretiyor.
İkisini birleştirdiğimizde şu ortaya çıkıyor:
-
Sana kötülük edene karşı sabret; ama kötülüğü onaylayarak değil, vakarla durarak.
-
Uzaklaşacaksan güzellikle uzaklaş; çünkü dönüş kapısı kapanmamalı.
-
İnsanlara yönelirken kalbi açık olana yönel, kibirliden değil.
-
Sözlere göğüs ger, ama hakikatten geri adım atma.
-
Vazgeçme, kapıyı kapatma, ümidi söndürme.
-
Allah affederken sen sertleşme.
-
Allah vazgeçmezken sen vazgeçme.
Bu iki sure birlikte şöyle sesleniyor:
“Hem sabırlı ol, hem merhametli.
Hem dik dur, hem yumuşak dur.
Hem kendini koru, hem gönlünü kapatma.
Hem uzaklaş, hem kapıları kırma.
Hem hakta sebat et, hem insanı kaybetme.”
Bütün davet böyle dengede durur.
Bütün tebliğ böyle meyve verir.
Bütün kulluk böyle güzelleşir.
5. Son dua
Rabbim bizi sabredenlerden eylesin.
Sabırda vakur olanlardan, uzaklaşırken nezaketi kaybetmeyenlerden…
İnsanları kalıbıyla değil kalbiyle tartanlardan…
Yüzünü hakikatten çevirtmeyenlerden…
Ve son söz:
“Allah sabredenlerle beraberdir.”
Bu beraberlik, kulun ulaşabileceği en büyük onurdur.
