Şengül’ün Hikayesi ve Furkan Suresi 1-2-3 Ayetlerle İlişkisi
Şengül’ün Hikayesini okumak için tıklayınız.
Şengül’ün hikâyesini Furkan Suresi’nin 1, 2 ve 3. ayetlerinin ruhuyla ilişkilendirelim
1. AYET – FURKAN: HAKKI BATILDAN AYIRAN ÖLÇÜ
Şengül’ün gençlikte göremediği çizgi, acıyla görünür oldu
Furkan Suresi 1. ayet der ki:
“Bu kitap, hakkı batıldan ayıran ölçüdür; insanlığın uyanması için indirilmiştir.”
Şengül’ün gençlik yıllarında çizgiler çok belirsizdi.
Genç yaşta evlendi, sevildiğini zannetti, yuva kurduğunu sandı.
O yaşta kalp bazen sevgi zannettiği şeyi aslında yalnızlık korkusundan seçer.
Kızının doğuşu ona mutluluk verdi ama gördü ki:
Evlilik bir çatı değil, bir gölgeymiş.
Bu yüzden ayrıldı.
Sonra bir hata daha yaptı:
“Kızım babasız kalmasın,” diye acele etti.
Sevgiyle karışık korkunun, doğruyla karışık yanılgının arasındaki çizgiyi o yaşta göremedi.
Ama Furkan’ın birinci ayeti işte tam burada tecelli etti:
Acı, insanın gözünde görünmeyen çizgiyi görünür yapar.
Allah’ın indirdiği ölçü zamanla gönülde belirir.
Şengül ikinci yanlış evliliğin ilk yıllarında bile içinden bir ses duyuyordu:
“Bu doğru değil.”
İşte o ses Furkan’ın ilk ayetindeki uyarıcı sestir.
Hak ile batılın ayrılmaya başladığı andır.
İnsan hatayla yanlışı ayırt etmeyi çoğu zaman acıyla öğrenir.
Şengül de öyle öğrendi.
2. AYET – MÜLKÜN SAHİBİ ALLAH’TIR
İnsanın kararı biter; Allah’ın takdiri başlar
Furkan 2. ayet der ki:
“Mülkün sahibi yalnız Allah’tır; O diler, O yaratır, O yönetir.”
Şengül iki evlilik yapmış olabilir…
Ama kaderi iki adamın elinde değildi.
Kader, iki yanlış seçime rağmen Allah’ın elindeydi.
Bir insanın hayatında en büyük kırılma şudur:
“Ben yaptım, ben seçtim, ben çözebilirim.”
cümlesi çöker…
Yerine şu gelir:
“Ben hata yaptım ama Rabbim doğruyu bana yine de öğretiyor.”
Şengül’ün üç çocukla zor bir hayat sürmesi onun zayıflığı değil, Allah’ın onu yeni bir istikamete yöneltmesidir.
İçten içe şöyle dediği anlar oldu:
“Ben bittim…”
Ama Allah şöyle dedi:
“Hayır, ben seni yeniden başlatıyorum.”
Furkan 2’nin mesajı şudur:
İnsan hata yapar; Allah kaderi düzeltir.
İnsan kırılır; Allah tamir eder.
İnsan yorulur; Allah dayanma gücü verir.
Şengül’ün hayatında en parlak an, evlilikleri bitirdiği an değil;
Allah’a yöneldiği andır.
3. AYET – SAHTE İLAHLARDAN ARINMAK
Şengül’ün kırdığı put: “Benim hayatımı insanlar kurtarır” inancı
Furkan 3 şöyle der:
“İnsanlar Allah’ı bırakıp kendilerine sahte ilahlar edindiler; onların hiçbir gücü yoktur.”
Şengül’ün hayatında bu ayetin karşılığı çok nettir.
Gençken şöyle düşündü:
“Bir adam beni kurtarır.
Bir evlilik bana güven verir.
Bir yuva beni tamamlar.”
Bunların hepsi sahte ilahlardır.
İnsanı Allah’tan bağımsız mutlu eden hiçbir şey ilah değildir ama öyle zannedilir.
Ama Şengül iki evlilik yaşadıktan sonra gördü ki:
İnsan insanı kurtaramaz.
Sığınak erkek değil, ev değil, evlilik değil…
Sığınak Allah’tır.
İkinci eşinden boşandıktan sonra sahte ilah tamamen kırıldı:
“Artık hiçbir insan beni yarım kalan yerimden tamamlayamaz.
Ben ancak Allah’a dayanırsam tamamlanırım.”
Bu uyanış, Furkan 3’ün aynasıdır.
İnsan, “Beni insanlar korur” putunu yıktığı gün
Allah’ın koruması görünür hale gelir.
SONUÇ: ŞENGÜL’ÜN HAYATI FURKAN 1-2-3’ÜN CANLI TEFSİRİDİR
1) Furkan 1 – Hak ile batılı ayırmak:
Şengül genç yaşta göremediği yanlışları, yıllar sonra Rabbini tanıyarak ve acıyla tecrübe ederek gördü.
2) Furkan 2 – Mülkün sahibi Allah’tır:
Hayatındaki hiçbir dönüm noktasını insanlar belirleyemedi.
Allah onun gönlünü, kaderini ve yolunu yeniden düzenledi.
3) Furkan 3 – Sahte ilahları bırakmak:
Ev, eş, ilişki, insanlar…
Hiçbirini “kurtarıcı” sanmadı artık.
Tek dayanağı Allah oldu.
Ve hikâyenin sonunda Şengül şunu öğrendi:
“Kul, insanlara sığınırsa kırılır.
Allah’a sığınırsa yeniden doğar.”
Bugün Şengül üç çocukla yürüyor, ama üç yükle değil…
Üç hikmetle:
Sabır, tövbe, teslimiyet.
Çünkü Allah, Furkan’la öğrettiği hakikati kullarının hayatında böyle tecelli ettirir.
Düşürür, uyandırır, doğrultur.
Ve sonunda, en çok acı çeken kalbi en çok olgunlaştırır.
