Tüketmenin ne zararı var ?

Insan hangi durumlarda bağımlı olabilir ?

 Birşeyi çok istediğinizde; 

O şeye aşırı bedel ödediğinizde veya değer verdiğinizde, 

O şeyi hayatınızın merkezine koyduğunuzda; 

O şeyi sürekli yaptığınızda; 

O şeyi yapmadığınız veya yapamadığınız zaman mutsuz olduğunuzda; o şeyi kaybedince öfkelendiğinizde
BAĞIMLI olmuşsunuz demektir. 

 Örneğin :
Sürekli sigara içenler bağımlıdır. Sigaranın içinde bağımlılık yapan maddenin nikotin olduğu söyleniyor. Ancak en buyuk sebebi alışkanlık haline getirildiği için çok istiyor.

Kola’ya bağımlı insanlar var. Sürekli içtikçe bağımlı olmuş. Sabah uyanmayla aç karnına kola içiyor. Midesi delinmiş koladan halen içiyor. 

 Sevgiliye aşırı bedel ödemiş, aşırı alışmış. Ona bağımlı. Sigara veya alkol gibi ona zarar verse de rahatsız olmuyor katlanıyor son hadde kadar. 

 İşyerine aşırı bedel ödemişim. Benim için vazgeçilmez bağımlı olmuşum. 

Çünkü insan aşırı bedel ödediği şeylere ve aşırı yaptığı şeylere bağımlı olur. 

 Herşeyin aşırısı mutlaka zarar verir. Bizim için faydalı olan birşey de olsa aşırısı zararlı. Kapasitemiz sınırsız değil. Denge mizan çok önemli. 

 Işinde aşırılaşırsan evinden uzaklaşacaksın. Çocuğun ile aşırı ilgilendiğinde başka şeylerden uzaklaşacaksın.

Maddiyatta aşırılaştın, maneviyattan uzaklaşacaksın.
Tüketimde aşırılaştın, üretimden uzaklaşacaksın.

 “Çocuğum doyumsuz ve sürekli birşeyler istiyor. Alamadığım zaman avmlerde mağazalarda kendini yerlere atıyor. “

 “Eşim çok para harcıyor, alışverişi çok seviyor. Yeni gördüğü her şeyi alıyor.”

 “Ortağım sermayeyi harcıyor. Hiç para biriktiremiyoruz. Sürekli yeni makinalar alip borca giriyor. Ay sonu hep stres !”

İnsanın harcaması, kazanmasından fazla olduğunda dengesi bozulur. Harcadıkça daha çok harcamak ister. Müsrif olur.

Aşırı tükettiğimde, tüketmeye bağımlı olurum.

Harcamaya alışmış bir insan ekonomik durumu  düşse bile kredi karti veya kredi ile istediği şeyi yine alır. Bu sefer ekonomik iflasa gider. 

Kazancı azalan bir insanın veya firmanın küçülmeye gitmesi gerekirken harcamalarına devam etmesi onun sonu olur. Harcamaya devam etmesine imkan tanıyan kredi/faiz sistemi intihara kadar götürür. Kişinin ömrü boyunca çalışsa yine de ödeyemeyeceği borçlar edinmesine sebep olur. Çıkmaza giren insan psikolojik travma yaşar. 

 Peki biz neden bu kadar çok tüketim toplumu olduk ? 

Hiçbirşey birden bire olmadı. Yavaş yavaş oldu. Ürünlerdeki çeşitlilik, yeni modeller ve bu ürünlerin reklamlarının algımıza yerleştirilmesi ve ve birisinin alıp kıyasa girmemiz bizi bu hale getirdi. Dizilerdeki şatafatlı hayatlara özeniyoruz. Kredi kartları da buna destek oldu. Param olmasa da aldım.

Evler lüks hale geldi. Sofralarımızda çeşit arttı. Doymak için değil daha fazla tat almak zevk almak için yiyoruz. Kıyafetlerimiz arttı. 

Bunların hepsi isteklerimizin artmasına sebep oldu. Gerçek ihtiyacı unuttuk. İsteği ihtiyaç haline getirdik. Herşey ihtiyaç oldu. Somut istekler bizim maneviyatı kaybetmemize sebep oldu. 

 Internet televizyondan daha kötü bizi etkiliyor ve yönlendiriyor.

Insan isteğine sahip olduğunda an’da mutlu olur. Ama o anda mutlu olur. Toplamda yani surekli mutlu olmaz. 

Anlık mutlulukları artırmak için daha fazla istek oluşturmaya başladık. Yani daha fazla tükettik. Sadece eşyayı değil, insan insani da tüketiyor.

O yeni model cep telefonuna ilk sahip olduğumda mutluydum. Bir süre sonra sıradan oldu artık beni mutlu etmiyor. Bir de daha yenisi çıkınca mutsuz bile olabiliyorum. Bu araba için de böyle, kıyafetler için de böyle, yiyecekler için de böyle. 

 O sevgili ilk zamanlar haz veriyordu artik vermiyor. Sıkılıyorum yeni sevgili buluyorum. Ondan da sıkılıyorum başka bir sevgiliye geçiyorum. Sevgili tüketimi…

Hayatımız sürekli tüketime göre ayarlanmış durumda. Bugün ne alsak, nerede harcasak diye düşünüyoruz. Ancak çoğunluk aç olan bir lokma ekmek bulamayan, giyeceği olmayan, ilaç alamayan, kimsesi olmayan insanlari hiç aklına getirmiyor. 

 Sürekli mutluluk somut isteklerle olmaz. Soyut ihtiyaçları hedeflediginizde sürekli mutlu olursunuz. Amaç baskalarinin ihtiyacini gidermek. Eşinin, çocuklarının, anne babanın, kardeşlerinin, akrabalarının, arkadaşlarının, mahallenin..

Burada hep birşeyler vermekden bahsetmiyorum.  

Bazen kardeşine veya çocuğuna sürekli para desteği VERMEMEK de ona yardım etmektir.  Sürekli borca giren veya sirket batiran adamin eşi daha cok çalışıp esine para yetistirmeye calismasi da yanlis. Beni sevsinler diye yaptığında da somut bir istek oluyor. Ve sonunda çok kötü üzülüyorsun. 

Gerçekten ihtiyacı ne ? 

 Mutluluk ve başarı zaten soyut bir kavram. Somut bir şeye soyut bir amaç belirlemediginizde o şey bizi mutlu etmez.

Mutsuz olan insan ümitsiz olur. Neden yaşadığının anlamını yitirir. Sarhoş gibi yaşar 

ne yaşıyorum ? 

neden yaşıyorum ? 

ne yapacağım ? der durur… 

 Peki kesin çözüm ne ?
en soyuta iman et ! gayba iman et !

En başa dön !

 Ilk inen ayeti anlamaya çalış. 

 Alak Suresi Ayet:1 

İkra bismi rabbikelleżî ḣalak 

Yaratan Rabbinin adıyla oku ! 

 Herşeyi yaratan Allahin adıyla herşeye bak, oku ve anla.

Bildigim bilmediğim, gördüğüm gormedigim, duydugum, duymadığım, hissettiğim hissetmediğim, somut veya soyut,
Herşeyi yaratan, yöneten, sahibi ve tek hakimi Allah olduğunu anla ve iman et !
Herşeyi gören, duyan, işiten Allah olduğunu anla ve iman et!
Herşeyin herşey ile ilişkili(ALAKalı) olduğunu anla ve iman et !
Ilim, hikmet ve hüküm sahibi Allah olduğunu anla ve iman et!

Bu dunyanin bir sınav olduğunu anla ve iman et!

Tevbe et !
Şükret !
Dua et !
Sadaka ver !
Yetim doyur !

 ……Allah’ın yap dediklerini yap, yapma dediklerine yaklaşma ! 

 ve bunlari sürekli yapabilmek için, unutmamak için, dunyaliklara aldanmamak için 5 vakit namaz kıl !

Sürekli iman et ! Dengede kal ! Sürekli mutlu ve huzurlu ol ! 

 Işte ozaman üretirken de tüketirken de ailen de veya işinde kısaca her yerde  sürekli mutlu ve huzurlu olabilirsin. 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir