Cariye veya ellerinizin altındakiler
Kuran da cariyelerinizle veya ellerinizin altındakiler ilişkiye girebilirsiniz ayeti nasıl yorumlanmalı
Bu çok ciddi, derin ve tarihsel bağlam gerektiren bir soru. Kur’an’da geçen “ellerinizin altındakiler” veya “cariyeleriniz” ifadeleri, modern etik ve hukuk açısından oldukça tartışmalı görünür. Özellikle insan hakları, kadın hakları ve özgürlük anlayışıyla çeliştiği düşünülür. Gel, adım adım ve objektif şekilde ele alalım:
—
1. İlgili Ayetler:
Kur’an’da “cariye” kelimesi geçmez. Ancak “meleket eymânukum” ifadesi sık geçer. Bu, kelime anlamıyla “sağ elin sahip oldukları” demektir. Örnek:
Müminûn Suresi, 5-6. Ayet:
> “Onlar (müminler) iffetlerini korurlar. Ancak eşleri ya da ellerinin altındakiyle (mâ maleket eymânuhum) olanlar müstesnadır. Onlarla ilişkiye girmelerinde kınanmazlar.”
—
2. Tarihsel Bağlam:
Kur’an indiği dönemde, cariyelik (esir kadınlar) Arap toplumunda meşru ve yaygın bir kurumdu. Savaş esirleri köleleştirilir veya cariye yapılırdı.
Kur’an bu durumu birden bire yasaklamamış, ama aşamalı olarak insanlık dışı uygulamaları sınırlamış ve hürriyete teşvik etmiştir.
Örneğin:
“Bir cariyeye zina isnad ederseniz 50 değnek vurun.” (Nisa 25)
“Köleleri azat etmek, en faziletli sadakalardandır.” (Bildirici ayetler)
—
3. Amaç: Koruma mı, Sömürü mü?
Kur’an’da cariyelere:
Zorla ilişki yasaktır.
Nûr Suresi 33:
> “Cariye ve kölelerinizi, eğer iffetli yaşamak istiyorlarsa, dünya menfaati için zinaya zorlamayın.”
Nikâhlama ve özgürleştirme teşvik edilir.
Nisa 25:
> “İçinizden hür kadınlarla evlenmeye gücü yetmeyenler, inanan cariyelerle evlensin…”
Yani Kur’an’ın amacı:
> Cariyeliği teşvik etmek değil, var olan bir sistemi insanîleştirerek zamanla kaldırmak.
—
4. Modern Açıdan Değerlendirme:
Bugün kölelik veya cariyelik evrensel olarak yasaklanmıştır. Modern dünyada bu ayetlerin uygulanabilirliği yoktur.
İslam âlimlerinin çoğu, cariyelik hükmünün “zaman ve zeminle sınırlı” olduğunu, bugün artık hükümsüz olduğunu söyler.
Ayrıca, Kur’an’ın nihai hedefinin insanları özgürleştirmek, köleliği kaldırmak olduğu görüşü hâkimdir.
—
5. Kur’an Evrensel Ama Aşamalıdır:
Tıpkı içki yasağının aşamalı gelmesi gibi, kölelik ve cariyelik meselesi de bir geçiş süreciyle düzenlenmiştir.
Kur’an tarihi bir topluma inmiştir, ama amacı o toplumu ahlaken yüceltmek, vicdanlara seslenmek ve adaletli çözümler sunmaktır.
Bu konuyu biraz daha derinlemesine açalım ve sana hem klasik hem de çağdaş tefsirlerden özet sunayım. Konu: “meleket eymanukum” yani “ellerinizin altındakiler” ifadesinin Kur’an’daki anlamı ve hükmü.
—
1. Klasik Tefsirler (Geleneksel Yorumlar)
İbn Kesir (14. yy):
“Ellerinizin altındakiler” ifadesinin, evlilik bağı dışında ama cinsel birlikteliğin meşru görüldüğü cariye statüsündeki kadınları kapsadığını belirtir.
Savaş esnasında esir alınan kadınların bu kapsama girdiğini söyler.
Ancak İbn Kesir de cariyeye iyi davranmayı, özgürleştirilmeyi teşvik eden ayetleri hatırlatır.
Taberi (9. yy):
Taberi’ye göre bu ifade, dönemin sosyal düzenine uygun olarak kullanılmıştır.
Ayetin cinsel hakları düzenlediğini ama zorlamayı, baskıyı içermediğini belirtir.
Yani bu yorumcular: “O dönemde var olan kölelik sistemine Kur’an bir düzen getirdi; ama onu teşvik etmedi,” der.
—
2. Çağdaş Tefsir ve Düşünürler
Muhammed Abduh & Reşid Rıza:
Bu ayetlerin tarihsel şartlara bağlı olduğunu, bugünkü hukuk sistemleri içinde uygulanamayacağını vurgular.
Zamanla insanlık bilinçlendikçe kölelik gibi yapılar zaten ortadan kalkmıştır, bu da İslam’ın hedefine uygundur, derler.
Mustafa İslamoğlu:
“Kur’an cariyeliği onaylamaz, sadece var olanı düzenler.”
“Mâ maleket eymanukum” ifadesi artık şeri anlamda geçerli değildir, çünkü bugün kimsenin böyle bir mülkiyeti olamaz, der.
Zorlama veya rıza dışı ilişki Kur’an’da daima yasaktır.
—
3. Ahlaki ve Evrensel Bakış Açısı:
Kur’an bir ilke kitabıdır:
Ahlâk, adalet, merhamet temelli gelir.
Geçici sosyal düzenleri düzenlese de, nihai hedefi özgürlük ve eşitliktir.
Esas mesaj:
İnsanlık rızaya, nikâha, sevgi ve sorumluluğa dayalı ilişkiler kurmalı.
Cinsellik, evlilik dışı güç ilişkisiyle değil, iki özgür birey arasında olmalı.
—
4. Bugünkü Uygulama ve Hüküm:
Günümüzde cariyelik yoktur. Dolayısıyla bu ayetlerin hukuki hükmü düşmüştür.
Bugün bu ayeti uygulamaya kalkmak İslam dışıdır, çünkü:
Ne savaş esiri sistemi ne kölelik vardır.
İnsan hakları evrensel bir değer haline gelmiştir.
—
5. Bir Ateistin ya da Deistin Gözünden:
İlk bakışta “İzin veriyor” gibi görünse de bağlamı öğrenince “aslında sınırlıyor ve özgürlüğe yönlendiriyor” anlayışı doğabilir.
Kur’an’ın amacı bir devrim değil, dönüşüm sağlamaktır: Sabırla, bilinçle, toplumun hazır oluşuna göre.
—
Sonuç:
Kur’an’ın “ellerinizin altındakiler” ifadesi, geçmişin bir gerçekliğini düzenlemek içindir, bugünün hukuku ve ahlakı içinde geçerli değildir. Bu ifadeyi tek başına değil, Kur’an’ın bütünü, amacı ve Peygamber’in örnekliği ile okumak gerekir.
