Huşû: Saygı Sözde mi, Davranışta mı?

20 Eylül 2021

Huşû ağır bir yük mü?

Soru: Allah’a saygı duyduğumuzu söylüyoruz; peki bu saygı kararlarımızda ortaya çıkıyor mu?

Bakara Suresi’nin 45. ayetinde sabır ve salâtla yardım istemek hatırlatılır. Bunun huşû sahipleri dışında ağır geldiği bildirilir.

Huşûyu yalnızca belirli bir beden hareketi olarak düşünürsek hayatımıza yönelen soruyu kaçırabiliriz.

Bir insan namaz kılabilir. Fakat hemen ardından birine haksızlık yapıyorsa, görünürdeki davranış ile hayatının geri kalanı arasındaki farkı görmelidir.

Allah’ın değil, bizim ihtiyacımız

Allah’ın bizim ibadetimize ihtiyacı yoktur. İnsanın O’na yönelmeye ihtiyacı vardır.

Bu yüzden saygının özü, kendi sınırlılığımızı ve Rabbimizin üstünlüğünü kabul etmektir.

Soru: Allah’a yönelmek sadece belirli bir saatimizin işi mi?

Hayır. Bir müşteri ayıplı malı iade etmek istediğinde verdiğimiz karar da önemlidir.

Ürün ucuzken iade kabul edip pahalıyken haksızlık yapıyorsak sorun tam burada görünür. Doğruluğu maddi zarara göre değiştirmeye başlarız.

Secde, kabul ve teslimiyet

İnsanın eğilmesi, kendi üzerinde mutlak güç sahibi olmadığını hatırlatabilir. Ancak bu hareketin davranışta karşılık bulması gerekir.

Yaratıldığımızı, bir gün öleceğimizi ve seçimlerimizden sorumlu olduğumuzu kabul etmek hayat tarzımızı etkilemeli.

Bir konuda hata yaptığımızda tövbeyi bilmek, zor durumda sabrı hatırlamak ve baskıda doğruyu korumak bu teslimiyetin parçalarıdır.

Soru: İşimiz bozulduğunda, para kaybettiğimizde ya da bir ilişkide zorlandığımızda ölçümüzü koruyor muyuz?

Özgürlük ve seçim

İnsan seçebiliyor. İnanmak, reddetmek, doğruya yaklaşmak veya yanlışı sürdürmek üzerine kararlar veriyor.

Fakat seçim gücünün olması, her seçimin sonuçsuz kalacağı anlamına gelmez.

Bir davranışın bugün rahatlık vermesi, yarın da iyi sonuç vereceğini garanti etmez.

Bu yüzden anlık istek yerine toplam sonuca bakmak gerekir.

Huşûnun günlük karşılığı

Huşû kendimizi diğer insanlardan üstün sayma gerekçesi değildir. Tam tersine kulluk bilincini ve hesap verebilirliği hatırlatır.

İnsan ibadet ederken alçakgönüllü, ticarette de güvenilir olmalıdır. Ailesine karşı adaletli olmalıdır.

Bugün şunu sorabiliriz: Allah’a saygım, başkasının hakkı söz konusu olduğunda da sürüyor mu?

Huşû, yalnızca eğildiğimiz anda değil; ayağa kalkıp hayatımıza döndüğümüzde de sınanır.

Benzer Gönderiler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir