İnsan ve Dünya Sınavı

İnsan iki yönlü yaratılmış değildir

Paylaşımda, insanın bir yönünün dünyaya, bir yönünün ise ebediyete baktığı söyleniyor. Fakat bu ifade doğru değildir.

İnsan iki yönlü yaratılmış bir varlık değildir. İnsanın yönü tektir: Allah’a dönmek, Hakk’a kavuşmak ve ahiret hayatına ulaşmak.

Kur’an insanın sonunda Rabbine döneceğini açıkça bildirir:

“Ey insan! Şüphesiz sen Rabbine doğru çabalayıp durmaktasın ve sonunda O’na kavuşacaksın.” İnşikak 6

Burada iki ayrı yön yoktur. Sonunda bütün insanlar Allah’a dönecektir. Fark, insanın bu hakikati kabul edip etmemesidir.

İnsan için iki temel tercih vardır:

Hakikati kabul etmek, iman etmek ve teslim olmak…

Ya da hakikati inkâr etmek, reddetmek ve nankörlük etmek…

Yani mesele insanın bir yönünün dünyaya, diğer yönünün ahirete bakması değildir. Mesele, insanın yaratılış amacını kabul edip etmemesidir.

Dünya ise insanın ikinci yönü değil, sınav alanıdır.

Çocuklarımızı okula gönderdiğimizi düşünelim. Okul geçicidir. Fakat öğrenci okul için yaratılmış değildir. Okul, öğrencinin eğitim gördüğü, tercih yaptığı, çalıştığı ve sınandığı yerdir.

Dünya da böyledir.

“Hanginizin daha güzel işler yapacağını sınamak için ölümü ve hayatı yaratan O’dur.” Mülk 2

İnsan dünyaya yerleşip sonsuza kadar burada kalmak için değil, burada sınanmak için gönderilmiştir. Dünya bir okul, insan ise imtihana giren öğrencidir.

Ancak bütün öğrenciler aynı karaktere sahip değildir.

Kimi öğrenci hırslıdır, yüksek not ister, çok çalışır ve sürekli daha fazlasını hedefler. Kimi daha sakin bir hayat ister. Kimi azla yetinir. Kimi yarışmayı sevmez. Kiminin malda, makamda, kariyerde veya sosyal beğenide gözü yoktur.

Bu farklılık doğrudan imanla veya inkârla açıklanamaz.

Bir ateist çok sade yaşayabilir, dünyalık şeyleri önemsemeyebilir. Bir Hristiyan, Yahudi veya Müslüman çok hırslı olabilir. Başka bir Müslüman ise azla yetinmeyi tercih edebilir.

Çünkü insanın dünyaya yönelik istekleri yalnızca inancından doğmaz.

İnsanın doğuştan gelen mizacı, karakteri, yetiştiği aile, çevresi, arkadaşları, yaşadığı olaylar ve aldığı eğitim onun hedeflerini ve beklentilerini etkiler.

Bu nedenle:

“Herkes büyük hedefler koyar.”

“Herkes sosyal onay ister.”

“Herkes dünyevi başarıların peşinden koşar.”

“Herkes hedeflerine ulaştığında boşluğa düşer.”

gibi genellemeler doğru değildir.

Paylaşımda, insanın dünyalık hedeflerini tükettiğinde mutlaka “Hepsi bu muydu?” diyeceği ileri sürülüyor. fileciteturn1file0

Fakat her insan aynı değildir.

Bazı insanlar için sakin, düzenli ve değişmeyen bir hayat büyük bir huzur kaynağı olabilir. Bazı insanlar daha fazlasını istemez. Bazıları azla yetinir. Bazıları için makam, servet, şöhret ve sosyal beğeni hiçbir zaman önemli olmamıştır.

Bu durum onların ahirete inandığını da göstermez, inanmadığını da…

Ahiret bilinci başka bir konudur.

Ahiret bilinci; insanın Allah’a iman etmesi, O’na teslim olması, hesap vereceğini kabul etmesi ve hayatını takva üzere düzenlemesiyle ilgilidir.

İnsan dünyada çalışmalıdır. Çünkü insan muhtaç yaratılmıştır.

Yemeye, içmeye, barınmaya, güvenliğe ve geçimini sağlamaya ihtiyaç duyar. Bu ihtiyaçlar da dünya sınavının bir parçasıdır.

Fakat insan sadece kendi ihtiyacını karşılamak için çalışmaz.

İman eden insan, başkasının ihtiyacını da görür.

Yetimin derdiyle ilgilenir. Öksüzü korur. Yaşlıya yardım eder. Kimsesize sahip çıkar. Aç olanı doyurur. İşsiz olana iş imkânı oluşturmaya çalışır. İlmini, malını, zamanını ve emeğini paylaşır.

Çünkü salih amel yalnızca kişinin kendi hayatını düzene koyması değildir. Başka insanların sıkıntılarına da derman olmaktır.

“Sevdiğiniz şeylerden Allah yolunda harcamadıkça iyiliğe erişemezsiniz.” Âl-i İmrân 92

“Onlar, kendileri ihtiyaç içinde olsalar bile başkalarını kendilerine tercih ederler.” Haşr 9

Bu nedenle dünya değersiz değildir. Dünya, insanın imanını, ahlakını, teslimiyetini, merhametini ve takvasını ortaya koyduğu sınav alanıdır.

İnsan dünyaya yönelmiş ve ahirete yönelmiş iki ayrı parçadan oluşmaz.

İnsan bir bütündür.

Yönü Allah’adır. Varacağı yer ahirettir. Dünya ise yolculuğun ve sınavın gerçekleştiği geçici alandır.

Kimi bu hakikati kabul eder ve hayatını buna göre düzenler.

Kimi inkâr eder.

Fakat herkes, sonunda Rabbine döner.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir