Kasas suresinin ilk 40 ayetini 41-44 ile ilişkisi

 Bugün sizlerle ’nin çok önemli bir bölümünü konuşacağız. Özellikle 1-40 ayetleri ile 41-44 ayetleri arasındaki büyük bağlantıyı anlamaya çalışacağız. Çünkü bu ayetler sadece geçmişte yaşanmış bir olayı anlatmıyor; bugün insanlığın yaşadığı güç, kibir, adalet ve hakikat sorunlarını da anlatıyor.

Surenin başında karşımıza büyük bir güç sistemi çıkıyor. … İnsanları sınıflara ayırıyor, korkuyla yönetiyor, erkek çocukları öldürtüyor. Yani sadece kötü bir insan değil; baskı kuran bir düzenin sembolü oluyor.

Ama tam burada Allah’ın planı devreye giriyor. Firavun’un öldürmek istediği çocuk olan , yine Firavun’un sarayında büyüyor. Bu çok büyük bir mesajdır. İnsan hesap yapar ama son sözü Allah söyler.

Sonra Musa’nın hayatını görüyoruz:

Gençliği…

Haksızlığa karşı çıkışı…

Mısır’dan ayrılışı…

Medyen’de olgunlaşması…

Ve sonunda vahiy ile yeniden dönüşü…

Yani Allah Musa’yı sadece kurtarmıyor; adım adım eğitiyor, hazırlıyor ve büyütüyor.

Ve 40. ayette büyük son geliyor:

Firavun ve ordusu suda boğuluyor.

Burada çok derin bir tersine dönüş var.

Bir zamanlar Musa’yı hayata taşıyan su, şimdi Firavun’un sonunu getiriyor.

Demek ki mesele su değil.

Mesele insanın hakikat karşısındaki tavrı.

Aynı nimet:

Birine rahmet olabilir,

başkasına helâk olabilir.

Ama iş burada bitmiyor.

41-44 ayetleri geldiğinde Kur’an artık olayların anlamını açıklamaya başlıyor.

41. ayette Allah buyuruyor:

    “Onları ateşe çağıran önderler yaptık.”

Bakın burada artık sadece geçmişte yaşamış bir kral anlatılmıyor.

Bir zihniyet anlatılıyor.

İnsanları:

– hakikatten uzaklaştıran,

– kibri büyüten,

– gücü ilahlaştıran,

– korkuyla yöneten herkes…

Firavun mantığını temsil ediyor.

Yani Kur’an sadece tarih anlatmıyor.

Bugünü anlatıyor.

Her çağın Firavunlarını anlatıyor.

42. ayette ise çok çarpıcı bir mesaj geliyor:

    “Bu dünyada da peşlerine lanet taktık.”

Yani zulüm sadece ahirette cezalandırılmıyor.

Dünyada da insanın ismini karartıyor.

Bugün hiç kimse Firavun’u adaletin sembolü olarak anmıyor.

Çünkü insan sadece nasıl yaşadığıyla değil, arkasında nasıl bir iz bıraktığıyla da hatırlanıyor.

Sonra 43. ayette çok önemli bir geçiş oluyor:

Allah Musa’ya kitabı verdiğini söylüyor.

Bu neden önemli?

Çünkü Kur’an bize şunu öğretiyor:

Sadece zalimlerin yıkılması yetmez.

İnsanlığa doğru rehberlik de gerekir.

Yani:

– Sistemin değişmesi yetmez,

– Kalbin değişmesi gerekir.

– Gücün el değiştirmesi yetmez,

– Ahlâkın yeniden inşa edilmesi gerekir.

Ve son olarak 44. ayette Allah, ’e sesleniyor:

“Sen bunlara şahit olmadın ama bunları sana biz vahyediyoruz.”

Yani bu anlatılanlar bir masal değil.

Vahiydir.

Hakikattir.

İnsanlığın her çağında tekrar eden bir gerçektir.

Bugün de insanlar:

– güce tapabiliyor,

– kibri yüceltebiliyor,

– adaleti unutabiliyor,

– çıkar uğruna sessiz kalabiliyor.

Ama Kasas Suresi bize şunu söylüyor:

Zulüm büyüyebilir…

Kibir yükselebilir…

Sistem güçlü görünebilir…

Ama sonunda hakikat kalır.

Firavunlar gider…

Musa’nın mesajı kalır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir