Sınırsız olani algilayabilir misin ?
1. Ölçmek için başı ve sonu görmek gerekir
İnsan bir şeyi ölçebilmek için neye ihtiyaç duyar?
-
Başını görmeye,
-
Sonunu görmeye,
-
Sınırını bilmeye.
Bir yolun kaç kilometre olduğunu söylersin, çünkü başlangıcını ve bitişini bilirsin.
Bir binanın yüksekliğini söylersin, çünkü tabanı ve tepesini görürsün.
Güneşin Dünya’dan ne kadar büyük olduğunu söylersin, çünkü hacmini hesaplayabilirsin.
Galaksilerin çapını söylersin, çünkü sınırlarını tespit edebilirsin.
İnsan bilginin tümünü ölçülebilir olana göre kurmuştur.
Ama sonra bir hakikat gelir:
Başını da bilmiyorsun, sonunu da bilmiyorsun.
Sonsuzluğu nasıl ölçeceksin?
Ve bu sorunun cevabı şöyle yankılanır:
Ölçemezsin.
Çünkü ölçmek sınırlıyı gerektirir.
Sonsuzun sınırı yoktur.
2. İşte burada Allah’ın “Evvel” ve “Âhir” oluşu devreye giriyor
Allah diyor ki:
“Hüve’l-Evvelu ve’l-Âhiru.”
O Evvel’dir — başlangıcı olmayan.
O Âhir’dir — sonu olmayan.
Başlangıcı olmayanı nasıl ölçersin?
Sonu olmayanı nasıl tarif edersin?
Zamanın ötesinde olanı nasıl zaman birimiyle anlatırsın?
Mekana sığmayanı nasıl uzunluk birimiyle tasvir edersin?
“Tek olan Allah’ın dışında her şeyin başlangıcı ve sonu vardır.”
Ve bu yüzden:
-
Her şey sınırlıdır, Allah sınırsızdır.
-
Her şey küçük veya büyük olabilir, Allah’tan büyük yoktur.
-
Her şey sonludur, Allah sonsuzdur.
-
Her şeyin gücü biter, Allah’ın kudreti bitmez.
Bu gerçek insanı iki gerçeğe götürür:
-
Biz cahiliz; O Alim’dir.
-
Biz âciziz; O Aziz’dir.
3. Sonsuz olan Allah’ı akıl nasıl kuşatamaz?
Akıl bir cetvel gibidir:
-
Uzunluk ölçer, ama “sonsuzluğu” ölçemez.
-
Ses duyar, ama “sessizliğin kaynağını” anlayamaz.
-
Görüneni idrak eder, görünmeyeni hayal edebilir ama kavrayamaz.
Aklın kapasitesi sınırlıdır.
Allah’ın zatı sınırsızdır.
Bu ikisinin birbirini kuşatması mümkün değildir.
Ama burada bir sır açılır:
Akıl Allah’ı bilmek için değil; Allah’a yönelmek için verilmiştir.
Marifet ise kalple gerçekleşir.
Kalp gözü burada devreye girer.
**4. Kalp gözü nedir?
Nasıl açılır?**
Kalp gözü; fiziksel organlarla gördüğün değil,
ruhunla idrak ettiğin bir görmedir.
Göz kapalıyken gördüğün,
akıl yorulmuşken anladığın,
dil susmuşken konuşan,
ruhun titreşimini fark eden bir idraktır.
Kalp gözü açıldığında insan:
-
Allah’ın büyüklüğünü hesapsızca hisseder,
-
Evreni delicesine bir nizamla okunur,
-
Her şeyin Allah’tan geldiğini bilir,
-
Her şeyin Allah’a döneceğini görür.
Peki nasıl açılır?
Birinci Adım :
Amentü… Kalben, ruhen, aklen teslimiyet.
Çünkü iman sadece “kabullenmek” değildir;
teslim olmak, bağlanmak, yönünü Allah’a çevirmektir.
Ama sadece düşünce yetmez.
“Fiil gerekir.”
Yani:
-
Namazla fiil,
-
Tevbe ile fiil,
-
Haramdan kaçınmakla fiil,
-
İyiliğe koşmakla fiil, (dürüsr, güvenilir, fayda veren, ihtiyaç gideren, mazlumun yanında, zalimin karşısında)
-
Sabırla fiil,
-
Zikirle fiil…
Kalp gözü bir seferde açılmaz;
bin defa dökülür, bir defa açılır.
Bin defa çalınır, kapı bir defa açılır.
O kapı açıldı mı, artık hiçbir şey eskisi gibi olmaz.
5. Ölümden sonra göz açılacak… ama iş işten geçecek
Bu cümle çok çarpıcı:
“Ölünce beden çürür, somut göz kapanır; fakat soyut göz açılır.”
Evet.
Kabirde ve ahirette insan hakikati görecektir.
Ama orada görmenin bir değeri yoktur.
Orada pişmanlığın faydası yoktur.
Orada iman etmek kabul değildir.
Kalp gözü dünyada açılmalıdır.
Çünkü dünya imtihan yeridir,
ahiret sonuç yeridir.
Dünyada göremeyen, ahirette ister istemez görecektir.
Ama o görüş gözyaşıyla, pişmanlıkla, dönüş kapıları kapalı bir hâlle olacaktır.
**6. Sonsuzu anlamanın yolu:
Aklı teslim etmek, kalbi açmak**
İnsan şunu demeyi öğrenmelidir:
“Ben anlamam, O bilir.”
Bu cümle aklın ölümü değil,
aklın en büyük dirilişidir.
Çünkü akıl ancak haddini bilince temiz olur.
Kalp de ancak tevazu ile açılır.
Sonsuzu akıl ile çözemeyiz;
ama kalple hissedebiliriz.
Ve bu hissedişte bir sır gizlidir:
Kalp Allah’ı gördüğü için değil,
kalbi Allah gördüğü için açılır.
7. Bu konuşmanın duası
Allah bizi:
-
Kibrimizden,
-
Egomuzdan,
-
Nefsimizin azgınlığından,
-
Şeytanın fitne ve vesveselerinden,
-
Tembelliğimizden,
-
Cahilliğimizden,
-
Acizliğimizden,
muhafaza etsin.
Kalplerimizi nurla doldursun.
Kalp gözümüzü hakikate açsın.
Bizi Evvel’e bağlasın,
Âhir’e ulaştırsın,
Sonsuz olana yöneltsin.
Amin.
