Yardım Sadece Zor Günde mi? Hz. Yusuf’un Kardeşleri, Takva ve Kalıcı İyilik
10 Şubat 2023
Bir felaket yaşandığında yardım etmek için harekete geçiyoruz. İnsanlar yiyecek, giyecek ve barınma ihtiyacı için destek topluyor.
Peki birkaç ay sonra aynı ihtiyaç sahiplerini hatırlamaya devam edecek miyiz?
Soru: İyiliğimiz yalnızca herkesin gördüğü günlerde mi ortaya çıkıyor?
Yusuf suresinde kardeşlerin sıkıntıyla yeniden Yusuf’un karşısına çıkması, ihtiyaç, yardım ve sorumluluk arasındaki ilişkiyi düşünmemize yol açıyor.
Kardeşlerin Dar Günde Yardım İstemesi
Yusuf suresinin 88. ayetinde kardeşler, kendilerinin ve ailelerinin darlığa düştüğünü, getirdikleri bedelin yetersiz kaldığını anlatır.
Yusuf’tan ölçüyü tam vermesini ve kendilerine iyilikte bulunmasını isterler. Allah’ın iyilik edenleri ödüllendirdiğini hatırlatırlar.
Bu sahne çok düşündürücü. Daha önce Yusuf’a haksızlık edenler, şimdi ondan yardım istiyor.
Soru: Bir insan bize geçmişte yanlış yapmışsa bugün onun ihtiyacını nasıl değerlendireceğiz?
Yardım etmek önemli olabilir. Fakat geçmişte yaşanan haksızlığın hiç konuşulmaması da güveni yeniden kurmayı zorlaştırabilir.
Yusuf hemen araya girip onların Yusuf’a ve kardeşine geçmişte ne yaptıklarını bilip bilmediklerini sorar.
Burada hem ihtiyaç hem de yüzleşme vardır. İnsanın yardım isterken daha önce yaptığı yanlışı düşünmesi önemlidir.
Bir kardeşimiz bizden sürekli destek istiyor olabilir. Daha önce yaptığımız yardımları hatırlamak istemeyebilir. Bunun neden olduğunu konuşmaya çalışabiliriz.
Soru: Karşımızdaki insanın ihtiyacını görürken kendi sınırımızı da koruyabiliyor muyuz?
Yardımı yalnızca bir alışverişe dönüştürmemeliyiz. Ama yardım ederken insanın sorumluluk almasına da engel olmamak gerekir.
Bir insan bize yapılan iyiliği kendi doğal hakkı gibi görebilir. Yıllarca yardım almıştır. Ama o yardımın hangi fedakârlıkla yapıldığını düşünmemiş olabilir.
Bazen de biz yardım ederken karşımızdaki insanın bize daima bağlı kalmasını bekliyoruz. Verdiğimiz şeyi bir üstünlük sebebi yapıyoruz.
İki durumda da niyete bakmamız gerekir. Bir yardımı karşılık beklemeden yapmakla karşımızdakinin bütün sorumluluğunu üstlenmek birbirinden farklıdır.
Yusuf’un kardeşlerini geçmişleriyle yüzleştirmesi, insanın yalnızca ihtiyacını değil daha önce yaptığını da düşünmesi gerektiğini hatırlatır.
Birinden iyilik istediğimizde onun zamanına, emeğine ve imkânlarına saygı gösterelim. Yardım eden kişi olduğumuzda da onu küçük düşürmeyelim.
İhtiyacını Söylemek de Bir Beceridir
Bazen bir insanın yardıma ihtiyacı vardır. Fakat açıkça konuşmaya çekinir. Bir yakını onun adına araya girer.
Böyle durumlarda karşımızdaki kişinin onurunu koruyarak ihtiyaçlarını anlamak gerekir. Yardım eden kişi de sürekli tahmin yürütmek zorunda kalmamalıdır.
Bir iş görüşmesine giderken ihtiyacımızı ve yapabileceğimiz işi anlatmaya hazırlanıyoruz. Karşımızdaki insana saygı göstermeye dikkat ediyoruz.
Peki aile içinde bir şey istediğimizde aynı özeni gösteriyor muyuz?
Soru: Yakınımız olduğu için onun emeğini ve sınırını küçümseyebilir miyiz?
Bir kardeşimiz bize para verirken kendi bütçesinden ayırıyor olabilir. Bunu kendiliğinden bizim hakkımız sanmamalıyız.
Yardım istemek utanç değildir. Ancak ihtiyaçla birlikte sorumluluğu da konuşmak karşılıklı güvenin korunmasına yardımcı olabilir.
Bir insan çalışabilecek durumdaysa meslek edinmesini desteklemek, yalnızca tekrar tekrar para vermekten daha yararlı olabilir.
Fakat herkesin koşulu aynı değil. Yaşlı, hasta veya bakıma muhtaç bir insanın ihtiyacını onun kendi başına çözmesini beklemek doğru olmaz.
Gerçek yardım, karşımızdakinin durumunu anlamayı gerektirir.
Takva ve Sabır Günlük Hayatta Görünmeli
Yusuf’un kıssasında takva ve sabır birlikte düşünülür. Zor bir durumda da doğru bildiğimiz ölçüyü korumaya çalışmak gerekir.
Bazen namaz kılmak, dua etmek veya Kur’an okumak bize düzen ve huzur verir. Bunlar kıymetlidir.
Ama bunları yaparken yalan söylemeyi, kul hakkını veya haksız kazancı önemsemiyorsak kendi tutumumuzdaki çelişkiyi görmeliyiz.
Soru: İbadetimizi davranışımızdan ayrı bir bölüm hâline mi getiriyoruz?
Bir sözleşmeye uyup uymadığımız, müşteriye ne anlattığımız ve çalışanımıza nasıl davrandığımız da önemlidir.
Bir yanlışımızı cahillikle yapmış olabiliriz. Sonradan onun yanlış olduğunu öğrendiğimizde davranışımızı değiştirme sorumluluğu doğar.
Tövbe etmek yalnızca ‘Üzgünüm’ demek değildir. Elimizden geliyorsa verilen zararı gidermek ve aynı yanlışa dönmemek için çaba göstermektir.
İnsanın öğrendikçe her şeyinin kolaylaşacağı garantisi yoktur. Fakat bilgiyi hayata taşımak, kendi seçimlerini daha bilinçli değerlendirmesine yardımcı olabilir.
Bazen bir yanlışın nedenini araştırmak yerine yalnızca görünen sonucunu düzeltmeye çalışıyoruz. İş bozuluyor; ama aynı yöntemi kullanmaya devam ediyoruz.
Bir ilişkide güven yıkılıyor; fakat o güveni bozan davranışı konuşmuyoruz. Sadece birkaç güzel sözle her şeyin düzelmesini bekliyoruz.
Yusuf’un hikâyesini düşünürken bu ayrımı da yapalım. Gerçek bir değişim, yalnızca zor durumda yardım istemek değildir. Daha önceki yanlışı görmeye ve yeni bir davranış seçmeye hazır olmaktır.
Soru: Biz bugün yalnızca sıkıntıdan kurtulmak mı istiyoruz, yoksa sıkıntıyı büyüten yanlışımızı da düzeltmek mi?
Çocuğumuza Ne Öğretiyoruz?
Bazen çocuklarımızı kendi mesleğimize yönlendirmek istiyoruz. Biz mühendisiz diye onların da mühendis olmasını bekliyoruz.
Ama her çocuğun ilgi ve becerisi farklı olabilir. Birinin matematiğe, diğerinin edebiyata ilgisi daha güçlü olabilir.
Soru: Çocuğumuzun yeteneğini mi geliştiriyoruz, yoksa kendi hayalimizi mi ona yüklüyoruz?
Ailede amaç yalnızca meslek kazanmak olmamalıdır. Doğru sözlü, sabırlı ve başkalarının hakkına saygılı insan yetiştirmek de önemlidir.
Bir çocuğa yanlış yaptığında neden yanlış olduğunu anlatabiliriz. Onu küçük düşürmeden, gerektiğinde uygun sınır koyarak sorumluluk öğrenmesini destekleyebiliriz.
Anne babanın kendi davranışı da örnektir. Müşterisini aldatıp çocuğuna dürüstlük anlatan insan, iki ayrı mesaj verir.
Çocuklarımız bizden yalnızca söz duymaz. Zor durumda nasıl davrandığımızı da görür.
Yardımın Görünmeyen Tarafı
Büyük bir felaketin ardından yardım kampanyaları başlar. Bu dayanışma kıymetlidir.
Fakat ihtiyaç yalnızca herkesin haber izlediği zamanlarda ortaya çıkmaz. Sürekli yardıma ihtiyaç duyan aileler de vardır.
Bir evde bakıma muhtaç yaşlı bulunabilir. Başka bir evde engelli bir yakınına bakan insan, geçimini sağlamak için ayrıca çalışıyordur.
Bir başka insan uzun süreli hastalık veya iş kaybı nedeniyle zorlanabilir. Bu ihtiyaçları görmek için büyük bir felaket beklemeyelim.
Soru: İyiliğin duyulmadığı zamanlarda da paylaşmayı sürdürebiliyor muyuz?
Bazen yardım ettiğimiz insanın fotoğrafını paylaşarak daha fazla destek bulmak isteyebiliriz. Fakat onun mahremiyetini ve onurunu da korumak gerekir.
İnsanın yaşadığı sıkıntıyı herkese göstermek, yardım etmek için her zaman gerekli değildir. Güvenilir yöntemlerle ihtiyacın ne olduğunu araştırabiliriz.
Bir ürünü ücretsiz tamir etmek de iyilik olabilir. Bir komşunun işini kolaylaştırmak da. İhtiyacın türüne göre desteğin biçimi değişebilir.
Önemli olan yalnızca ‘Ne kadar verdim?’ sorusu değil. ‘Kimin hangi ihtiyacını karşıladım?’ sorusudur.
Sürekli bağış yapabilen bir insan olabilir. Başka bir insan ise yalnızca küçük bir yardımda bulunabilir. İkisini yalnızca verdikleri para üzerinden karşılaştırmayalım.
Bazen bir aileyi ziyaret edip onun gerçekten neye ihtiyaç duyduğunu sormak, gelişigüzel gönderilen eşyadan daha faydalı olabilir.
Bir kişi yardım istemeye çekiniyorsa onun durumunu başkalarına duyurmadan uygun bir yol bulmaya çalışabiliriz. Yardımın amaçlarından biri, insanın onurunu korumak olmalıdır.
Bir iyiliği sürekli sürdürmek de emek ister. Bugün heyecanla verdiğimiz sözü gelecek ay yerine getiremeyeceksek baştan gerçekçi davranalım.
Soru: Yardımımızı gösterişten çıkarıp güvenilir bir sorumluluğa dönüştürebiliyor muyuz?
Kalıcı İyilik ve Birlikte Yaşamak
Toplum olarak aynı şehirlerde yaşıyoruz. Bir komşumuzun zor durumu bizi de ilgilendirir. Yakınımız açken veya yalnızken kendi rahatlığımızı tek gerçek saymayalım.
Bir defa yardım etmek güzel olabilir. Ama imkânımız varsa yardımı düzenli hâle getirmek daha uzun süreli fayda sağlayabilir.
Soru: Bugün başlattığımız iyiliği gelecek ay da sürdürebilir miyiz?
Bir insan bir sorunu çözdüğünde kendi başarısıyla övünebilir. Ama yardım ettiği kişinin ihtiyaçlarını ve kendi sınırını gözetmesi de gerekir.
Bir komşumuzun bugün yardıma ihtiyacı olmayabilir. Yarın koşullar değişebilir. Biz de bir gün başka bir insanın desteğini isteyebiliriz.
Bu yüzden yardım etmeyi insanın kendisini büyük gösterdiği bir gösteriye dönüştürmeyelim. İyilik yaparken paylaştığımız şey kadar, karşımızdaki kişiye nasıl davrandığımız da önemlidir.
Yusuf’un kardeşlerinin darlığı bize bunu hatırlatıyor: İnsan bazen kendisini güçlü sanır, sonra bir başkasının yardımına ihtiyaç duyar.
Bu yüzden yardım ederken kibirlenmeyelim. Yardım isterken de başkasının emeğini küçümsemeyelim.
Bugün kendi imkânımızla yapabileceğimiz bir iyilik belirleyelim. Bunu yalnızca bir seferlik heyecanla değil, mümkün olduğunca devamlılıkla yapmaya çalışalım.
Allah’ım, bize takva, güzel sabır ve faydalı davranış nasip et. Kul hakkından sakınmayı, ihtiyaç sahiplerini görmeyi ve iyilikte samimi kalmayı öğret.
İyiliğin değeri yalnızca zor günün coşkusunda değil, o gün geçtikten sonra da insanı unutmamaktadır.

