Seçim Bizim, Yardım Allah’tan: Hz. Musa’nın Hayatında Teslimiyet

11 Nisan 2025

Soru: Hayatımızda başarı kazanınca bunu kime bağlıyoruz?

“Ben çalıştım, ben başardım, ben hak ettim” demek çok kolay.

Peki zor bir olay yaşadığımızda aynı güvenle yolumuza devam edebiliyor muyuz?

Hz. Musa’nın hayatına baktığımızda, insanın tercihiyle Allah’ın yardımını birlikte düşünmemiz gerektiğini görürüz.

Çaba göstermekle teslim olmak birbirinin karşıtı değildir.

Hz. Musa’nın Annesi ve Güvenin Sınavı

Kur’an’da Hz. Musa’nın annesine bildirilen yönlendirmeler anlatılır. Çocuğuyla ilgili ne yapması gerektiğine dair çok zor bir sorumlulukla karşılaşır.

Bir anne için yavrusunu tehlikeden korumak en doğal istektir.

Fakat burada güven, yalnızca rahat bir durumun içinde istenmiyor. Korku ve belirsizliğin ortasında gündeme geliyor.

Soru: Her şey istediğimiz gibi giderken mi güveniyoruz, yoksa sonuç belirsizken de güvenebiliyor muyuz?

İşte teslimiyetin zor yanı burasıdır.

Bir işi yapmak için adım atarız. Fakat o adımın sonucunu önceden bilemeyiz.

Çocuğunun iyiliğini isteyen bir anne, çocuğunu yetiştirmek için bazen onun istemediği sorumlulukları da üstlenir.

Çocuğu okula götürdüğümüzde çocuk her zaman ders çalışmak ya da sınava girmek istemez.

Yine de öğrenmenin emek gerektirdiğini biliriz.

Zor bir süreç her zaman yanlış yolda olduğumuz anlamına gelmez.

İnsan Seçer mi, Her Şey Önceden mi Belirlidir?

Bazen kendimize şu soruyu soruyoruz: “Ben seçim yapıyorsam Allah’ın bilgisi bunun neresinde?”

Bu sorunun kolay bir cevabı varmış gibi davranmamak gerekir.

Ancak Allah’ın bildiğini söylemek, insanın sorumluluk duygusunu ortadan kaldırmak zorunda değildir.

Biz günlük hayatta seçim yaparız. Okumayı, çalışmayı, bir işe girmeyi, birine yardım etmeyi seçeriz.

Sonra bazen yaptıklarımızın sonucunu yalnızca kendimize yazarız.

Soru: Emek vermek, her sonucu tek başımıza kontrol ettiğimiz anlamına mı gelir?

Üniversiteyi bitirmek için çalışmış olabiliriz. Bir iş kurmak için yıllarca uğraşmış olabiliriz.

Bunlar gerçektir. Fakat yolumuza çıkan bütün imkânları bizim oluşturduğumuzu söylemek başka bir iddiadır.

Teslimiyet, emeği değersizleştirmek değildir. Emeği mutlak güç gibi görmemektir.

İnsan iradesini kullanırken bilgisinin ve gücünün sınırlı olduğunu da hatırlayabilir.

Sınavdan Kaçmadan Yaşamak

Hayatta çoğu zaman sınavı istemeyiz. Çocuk nasıl sınav gününden kaçmak istiyorsa biz de güçlükten uzak durmak isteriz.

İşimiz aksamasın, maddi kaybımız olmasın, sevdiğimiz insanlar zarar görmesin isteriz.

Bunlar anlaşılır isteklerdir.

Fakat istediğimiz her şey gerçekleşmediğinde hemen hayatın anlamsızlaştığını düşünürsek sıkıntı daha da büyür.

Soru: Bir sonuç beklediğim gibi olmadığında kendime ne söylüyorum?

“Ben bittim” mi? “Her şey benim kontrolümde olmalıydı” mı?

Yoksa “Elimden geleni yaptım, şimdi neyi öğrenmem ve neyi düzeltmem gerekiyor?” mu?

Bir zorluğu yaşayan insanın acısını küçümseyemeyiz. Başkasının yükünü uzaktan kolay diye nitelendiremeyiz.

Zor zamanlardaki iman ve şükür ifadeleri, acıyı inkâr etmek değil, insanın dayanacak bir anlam araması olarak düşünülebilir.

Bunun yanında yardım etmek de görevimizdir. Başkasının yaşadığı sıkıntıya yalnızca sözle karşılık vermek yeterli olmayabilir.

Nimetin İçinde Unutmak

Hz. Musa ile İsrailoğulları’nın yaşadıkları, bir başka zorluğa da dikkat çeker.

İnsan sıkıntıdan kurtulduktan sonra nasıl bu kadar çabuk unutabilir?

Bir tehlike geçer. Yeni bir rahatlık başlar. Fakat alışkanlıklarımız bizi yeniden yanlış tercihlere götürebilir.

Soru: Bir gün önce kurtulmak için dua ettiğimiz şeyin değerini ertesi gün hatırlıyor muyuz?

Şükür yalnızca bir sözü tekrarlamak değildir. Elimizdekinin değerini görmektir.

Unutkanlık bizi sürekli yeni bir şey istemeye sürükleyebilir. Sahip olduğumuzu görmeden eksik olana odaklanabiliriz.

Bu yüzden insanın kendini sık sık sorgulaması gerekir.

Neye bağlandım? Neyi kendimden bildim? Hangi iyiliği gözden kaçırdım?

Seçimlerimizin Gerçek Ölçüsü

Bugün hepimiz bir karar vereceğiz. Belki ailemizle ilgili, belki işimizle, belki yalnızca bir sözümüzle ilgili.

Kararın sonucunu bütünüyle bilemesek de niyetimiz ve davranışımız üzerinde çalışabiliriz.

Hz. Musa’nın hayatında karşımıza çıkan teslimiyet düşüncesi bizi sorumsuzluğa değil, daha bilinçli davranmaya çağırır.

Emek vermek, dua etmek ve sonucu tek başımıza sahiplenmemek aynı hayatın parçaları olabilir.

Soru: Bugün başarımı anlatırken şükretmeyi, zorlandığımda yardım istemeyi hatırlayacak mıyım?

Kendimize ayıracağımız küçük bir muhasebe, alışkanlıklarımızı görmemize yardım edebilir.

Seçim yapmak bizim sorumluluğumuzdur; her şeyi kontrol ettiğimizi sanmamak ise teslimiyetin başlangıcıdır.

Benzer Gönderiler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir