Korku Bizi Durdurmasın: Hz. Musa, Tevekkül ve Sorumluluktan Kaçmamak
14 Nisan 2025
Soru: Bir şeyden korktuğumuz için kaç kez doğru bildiğimiz adımı erteledik?
Bir işte başarısız olmaktan, insanlara karşı mahcup düşmekten veya bir ilişkide sorun yaşamaktan çekinebiliriz.
Bazen korktuğumuzu bile kendimize söylemeyiz.
Fakat gizlediğimiz korku kararlarımızı yönlendirmeye devam eder.
Korkuyu yok saymak, ondan kurtulmak değildir.
Hz. Musa’nın Hayatında Zorluk ve Gözetim
Hz. Musa’nın çocukluğuyla ilgili ayetlerde annesinin yaşadığı zorlu tercih, kardeşinin çabası ve Allah’ın gözetimi anlatılır.
Burada güven duygusunu kolay bir hayatın içinde görmeyiz.
Aksine tehlike vardır. Ayrılık ihtimali vardır. Belirsizlik vardır.
Soru: Her şey açık ve güvenli olsaydı, teslimiyetin ne kadarını anlayabilirdik?
İnsan çoğu zaman ancak kontrol edemediği bir durumla karşılaştığında sınırını fark eder.
Hz. Musa’nın hayatına bakarken bunu düşünmek önemlidir.
Güven, bütün tehlikelerin ortadan kalkmasını beklemek değildir. Yapılması gerekeni korkuya rağmen görebilmektir.
Bazen bizler de sonucunu bilmediğimiz bir işe başlamak zorunda kalıyoruz.
Bir aile sorumluluğu, bir çalışma hayatı kararı veya zor bir konuşma önümüzde durabiliyor.
Başkasının Davranışını Neden Kendimize Yük Ediyoruz?
Bir öğrenciyi düşünelim. Arkadaşlarının ne söyleyeceği onu öyle etkiliyor ki çalışması gereken konuyu bile düşünemiyor.
Bir yetişkin de aynı şeyi yaşayabilir.
İş adamı bir müşteri için emek verir. Numune hazırlar, görüşmelere gider, çaba harcar.
Ama başkası daha düşük fiyat verir ve iş alınamaz.
Soru: Kaybettiğimiz iş mi bizi yoruyor, yoksa sonucu kabul edemeyişimiz mi?
Elbette kayıp acı verebilir. Emek boşa gitmiş gibi görünebilir.
Fakat karşımızdaki insanın bütün kararlarını yönetemeyiz.
Biz kendi niyetimizden, dürüstlüğümüzden ve çalışmamızdan sorumluyuz.
Bir başkasının seçimi bizim kontrolümüzün dışına çıktığında kendimizi tüketmek yerine yeniden düşünmemiz gerekir.
Neyi farklı yapabiliriz? Hangi beklentimiz gerçekçi değildi? Hangi davranışımızı düzeltmeliyiz?
Sorumluluktan Kaçınca Rahatlıyor muyuz?
Bazen “Evlenmeyeyim, problem yaşamayayım” diyoruz. Bazen “Bu işi üstlenmeyeyim, hata yapmayayım” diye düşünüyoruz.
Elbette her sorumluluğu almak zorunda değiliz. Fakat yalnızca korktuğumuz için geri çekildiğimiz durumları da fark etmeliyiz.
Soru: Kaçtığımız şey gerçekten sorumluluk mu, yoksa onun getirdiği belirsizlik mi?
İnsan bekar olduğunda da evli olduğunda da güçlüklerle karşılaşabilir.
Çalıştığında da çalışmadığında da kendine ait meseleler vardır.
Hayatın bütünüyle sorunsuz olmasını beklemek mümkün değildir.
Önemli olan sorun çıktığında neye dönüşeceğimizdir.
Korku bizi öfkeye, kırgınlığa ve sorumluluktan uzaklaşmaya götürebilir.
Ya da bir sınırımızı fark edip daha sağlam adımlar atmamıza vesile olabilir.
Tevekkül, hiçbir şey yapmamak değil; gücümüz yettiğince davranıp sonucu mutlak kontrol edemediğimizi bilmektir.
Allah’a Korkumuzu Söyleyebilmek
Kimi zaman kendimize bile itiraf edemediğimiz duygularımız olur.
Kıskanırız. Öfkeleniriz. Korkarız. Başarısızlığımızı saklamak isteriz.
Bu duyguların varlığını kabul etmek, onların yönettiği her davranışı haklı çıkarmak değildir.
Soru: Korktuğumuzu kabul etmekten neden utanıyoruz?
Çünkü kendimizi güçlü göstermek istiyoruz. Her şeyi çözen insan olmak istiyoruz.
Oysa Allah’a yönelirken kusursuz görünmek zorunda değiliz.
Korkumuzu ifade etmek, yardım istemek ve yanlışımızı fark etmek mümkün.
Secde, dua ve içten bir muhasebe bu yüzden insanın kendi kibrini sorgulamasına yardımcı olabilir.
Bildiğimiz gerçeği uygulamak bazen onu söylemekten çok daha zordur.
Bugün Hangi Adımı Atacağız?
Önümüzde çözülememiş bir mesele olabilir. Ailede, işte veya kendi içimizde.
İlk sorumuz “Bunu nasıl hemen bitiririm?” olmak zorunda değil.
Önce şunu sorabiliriz: “Bu meselede gerçekten benim sorumluluğum ne?”
Korkumuzu kabul edip yapılması gereken küçük bir adımı belirleyebiliriz.
Gerekirse yardım isteyebiliriz. Gerekirse doğru bildiğimiz bir kararı daha dikkatli değerlendirebiliriz.
Soru: Bugün korkum yüzünden ertelediğim hangi doğru işi yeniden düşüneceğim?
Hz. Musa’nın hayatı, güvenin yalnızca huzurlu günlerde konuşulan bir kavram olmadığını hatırlatır.
Teslimiyet, korkunun hiç gelmemesi değil; korku geldiğinde doğruyu aramaktan vazgeçmemektir.
