Bakara 257 Velilik Anlamı
Bakara Suresi 257. Ayet: Senin Velin Kim?
Bismillahirrahmanirrahim.
Bakara Suresi’nin 257. ayetinde Rabbimiz şöyle buyuruyor:
“Allah, iman edenlerin velisidir. Onları karanlıklardan aydınlığa çıkarır. İnkâr edenlerin velileri ise tağutlardır. Onları aydınlıktan karanlıklara çıkarırlar. İşte onlar ateşin halkıdır. Orada kalıcıdırlar.”
Şimdi ayetin başlangıcına dikkat edelim:
“Allahu veliyyüllezîne âmenû…”
Allah, iman edenlerin velisidir.
Veli ne demektir?
Sadece dost demek değildir. Veli; koruyan, gözeten, destekleyen, yönlendiren ve yöneten demektir.
Halk arasında “evliya” dediğimiz kelime de aynı kökten gelir. Fakat bu ayet bize çok açık bir soru sorduruyor:
Senin velin kim?
Seni kim yönetiyor?
Kararlarını kim belirliyor?
Doğruyu ve yanlışı kimden öğreniyorsun?
Hayatının yönünü Allah’ın ayetleri mi belirliyor; yoksa çevren, toplum, moda, sosyal medya, para, makam, eş, çocuk veya nefsinin istekleri mi?
Çünkü bu ayete göre velisiz insan yoktur.
İman edenlerin velisi Allah’tır. İnkâr edenlerin velileri ise tağutlardır.
Velinin Özelliği Nedir?
Ayet devam ediyor:
“Yuhricuhum minez zulümâti ilen nûr.”
Allah, iman edenleri karanlıklardan aydınlığa çıkarır.
Demek ki gerçek velinin bir işareti vardır:
Seni karanlıktan aydınlığa çıkarması gerekir.
Seni cahillikten ilme, yalandan doğruluğa, zulümden adalete, kibirden tevazuya, aşırılıktan mizana, bağımlılıktan özgürlüğe ve korkudan teslimiyete götürmelidir.
Bir insanın peşinden gidiyorsun ama bilincin kapanıyorsa…
Bir topluluğa giriyorsun ama soru soramıyorsan…
Bir kişiyi dinliyorsun ama Kur’an’dan uzaklaşıyorsan…
Bir ilişki seni yalandan, haksızlıktan ve kul hakkından vazgeçirmiyorsa…
Orada insan kendisine şu soruyu sormalıdır:
Bu beni gerçekten nura mı çıkarıyor, yoksa başka bir karanlığa mı götürüyor?
Zulümat Çoğul, Nur Tekildir
Ayette çok önemli bir incelik vardır.
Zulümat, yani karanlıklar çoğul olarak gelir.
Fakat nur, yani aydınlık tekil olarak gelir.
Neden?
Çünkü karanlıkların kaynağı yoktur. Karanlık, ışığın bulunmaması hâlidir.
Işığı kaldırdığınız zaman karanlık ortaya çıkar. Karanlığın kendisine ait bağımsız bir kaynağı yoktur.
Batıl da böyledir.
Batılın hakiki bir varlığı yoktur. Gerçek gibi görünür fakat gerçek değildir. “Mış gibi”dir. Sanaldır, sahtedir.
İnsan bazen bir karanlıktan çıkar fakat aydınlığa ulaşmaz. Başka bir karanlığa girer.
Bir bağımlılıktan kurtulur, başka bir bağımlılığa bağlanır.
Paraya bağımlılıktan çıkar, makama bağımlı olur.
Bir insandan vazgeçer, başka bir insanı hayatının merkezine koyar.
Bir yanlış bilgiyi bırakır, başka bir yanlış öğretinin peşinden gider.
Bir karanlıktan çıkmak, tek başına nura ulaşmak değildir.
Nur ise tektir. Çünkü nurun kaynağı vardır.
Bir yerde ışık varsa onun mutlaka bir kaynağı bulunur.
Hakikatin kaynağı Allah’tır.
Doğrunun, adaletin, mizanın ve hidayetin kaynağı Allah’tır. Bu nedenle nur tekildir. Dosdoğru yol da tektir; fakat sapma yolları çoktur.
Tağut Nedir?
Ayetin devamında şöyle buyuruluyor:
“Vellezîne keferû evliyâühümüt tâğût…”
İnkâr edenlerin velileri tağutlardır.
Tağut sadece geçmişte yaşamış zalim hükümdarlar değildir.
Allah’ın sınırlarını aşan, insanları kendisine bağımlı hâle getiren, kendi sözünü Allah’ın sözünün önüne koyan her kişi, düşünce, sistem ve güç tağutlaşabilir.
Para insanın velisi olabilir.
Makam insanın velisi olabilir.
Patron, eş, çocuk, aile, siyasetçi, cemaat lideri, sosyal medya veya insanın kendi nefsi tağutlaşabilir.
Bir insan, “Allah ne diyor?” diye değil de sürekli “İnsanlar ne der?” diye karar veriyorsa, insanlar onun velisi olmaya başlamıştır.
“Doğru olan nedir?” diye değil, “Benim çıkarıma hangisi uygundur?” diye düşünüyorsa, menfaat onun velisi olmuştur.
“Allah’ın hükmü nedir?” diye değil, “Ben ne istiyorum?” diye yaşıyorsa, nefsi onun velisi olmuştur.
Tağutun İşlevi
Ayet şöyle devam ediyor:
“Yuhricûnehum minen nûri ilez zulümât.”
Tağutlar insanları aydınlıktan karanlıklara çıkarırlar.
Tağut insana karanlığı doğrudan karanlık olarak göstermez.
Onu süsler.
Cici oyuncaklar gösterir.
Özgürlük der fakat insanı nefsine köle eder.
Başarı der fakat insanı hırsa ve kul hakkına sürükler.
Aşk der fakat insanı bir başka kula bağımlı hâle getirir.
Zenginlik der fakat insanı faize, cimriliğe ve zulme yöneltir.
Kariyer der fakat insanın ailesini, sağlığını ve ahiretini tüketir.
Modernlik der fakat insanı fıtratından uzaklaştırır.
Tağutun en büyük hilesi, karanlığı ışık gibi göstermesidir.
Batılı hak, yanlışı doğru, sahteyi gerçek, aşırılığı özgürlük gibi sunar.
İnsan da karanlığın içinde olduğunu fark etmez. Hatta kendisini aydınlıkta zanneder.
Bu nedenle bizim sürekli Kur’an’a dönmemiz gerekir. Çünkü hakkı hak, batılı batıl olarak gösterecek ölçü Allah’ın ayetleridir. Sizin derslerinizde sıkça vurguladığınız gibi insanın gerçek ile sahteyi ayırması, mizanını koruması ve nefsinin aşırı isteklerini ilah edinmemesi gerekir. fileciteturn0file2
Velimizi Nasıl Anlarız?
Bir kişinin, düşüncenin veya sistemin bizi nereye götürdüğüne bakacağız.
Beni daha doğru ve dürüst biri yapıyor mu?
Kul hakkından uzaklaştırıyor mu?
Adaletimi artırıyor mu?
Kibrimi azaltıyor mu?
Nefsimin isteklerini kontrol etmeyi öğretiyor mu?
Beni Kur’an’a yaklaştırıyor mu?
Yoksa beni kendisine mi bağımlı hâle getiriyor?
Beni düşünmeye mi çağırıyor, yoksa düşünmeden itaat etmeye mi?
Beni Allah’a mı yönlendiriyor, yoksa kendisini vazgeçilmez mi gösteriyor?
Gerçek bir ilim sahibi insan, insanları kendisine bağımlı yapmaz. Onları Allah’ın ayetlerine yönlendirir.
Gerçek veli karanlıktan nura çıkarır. Sahte veli ise önce kendisini ışık gibi gösterir, ardından insanı karanlıklara sürükler.
Sonuç
Kardeşlerim…
Bu ayet bize yalnızca “Allah iman edenlerin dostudur” demiyor.
Bu ayet bize şunu söylüyor:
Hayatında kimin yönetimini kabul ettiğine dikkat et.
Çünkü velin kimse, yönün de oraya doğrudur.
Allah’ı veli edinirsen, süreç bazen zor olsa da karanlıktan nura çıkarsın.
Doğruyu kabul etmenin bir bedeli olabilir.
Faizden vazgeçmenin, haram kazancı bırakmanın, yanlış bir ilişkiyi bitirmenin, kul hakkını ödemenin ve nefsine “hayır” demenin bedeli olabilir.
Fakat bu bedel seni nura çıkarır.
Tağutu veli edinirsen başlangıçta sana haz, para, makam, alkış ve kolaylık gösterebilir. Fakat sonunda seni bir karanlıktan başka bir karanlığa taşır.
O hâlde bugün kendimize şu soruyu soralım:
Benim velim gerçekten Allah mı?
Kararlarımı Allah’ın ayetlerine göre mi veriyorum?
Yoksa Allah’a inandığımı söylediğim hâlde hayatımı nefsim, çevrem, korkularım ve menfaatlerim mi yönetiyor?
Rabbimiz bizi karanlıklardan kendi nuruna çıkarsın.
Hakkı hak olarak gösterip ona uymayı, batılı batıl olarak gösterip ondan uzak durmayı nasip etsin.
Bizi tağutların süslü fakat sahte yollarından korusun.
Âmin.
