Zulümden Dönmek ve Allah’a Sığınmak
27 Mayıs 2025
Yanlış yaptığımızı kabul edebiliyor muyuz?
Soru: Bir sorun çıktığında ilk kimi suçluyoruz?
Çoğu zaman dışarıya bakıyoruz.
Şartları suçluyoruz.
Başkalarının yaptıklarını anlatıyoruz.
Oysa önce kendi payımıza bakmamız gerekir.
Hz. Yunus’un duası bize bu yönelişi hatırlatır: “Senden başka ilah yoktur. Seni eksikliklerden uzak tutarım. Ben gerçekten zalimlerden oldum.” (Enbiyâ, 21:87)
Bu dua, suçu başkasına atmak yerine insanın kendi kusurunu görmesini öğretir.
“Ben zalim oldum,” diyebilmek kolay değildir.
Fakat değişimin kapısı, hatayı kabul ettiğimiz yerde açılır.
Önce kendimize karşı dürüst olalım.
Dua yalnızca söz müdür?
Allah’a dua ederiz.
Bağışlanma isteriz.
Doğru yolu bulmak için yardım dileriz.
Sonra da davranışlarımızı değiştirmek için adım atarız.
Dua, sorumluluğu bırakmak değildir.
Allah’a yönelirken kendi görevimizi de yerine getirmeye çalışırız.
Bir yakınımıza haksızlık ettiysek, bunu fark edip telafi etmeliyiz.
Bir sözümüzle kalp kırdıysak, özür dilemeliyiz.
Yanlışta ısrar ettiysek, durup yeniden düşünmeliyiz.
Bir dua ezberlemek güzel olabilir.
Fakat onun anlamını da kalbimize almalıyız.
“Beni arındır, bana yardım et,” diye dua ediyorsak arınmak için de gayret göstermeliyiz.
“Biz” demek neden önemli?
Bazen yalnızca kendimiz için dua ederiz.
Oysa ailemizi, yakınlarımızı ve toplumumuzu da düşünmeliyiz.
Çünkü yalnızca benim düzelmem yetmez.
Birlikte yaşadığımız insanların iyiliği de bizi ilgilendirir.
Kur’an’da geçen dualarda “bizi” diye yakarışlar vardır.
Bu dil, insanın kendisini başkalarından koparmamasını hatırlatır.
Yakınımızın derdi, bize tamamen yabancı değildir.
Bir yerde adaletsizlik varsa, “Bana dokunmadı,” diyerek geçemeyiz.
Soru: Çevremizdeki bir insanın iyiliği için ne yapıyoruz?
Birine doğruyu söyleyebiliriz.
Bir yanlışa ortak olmaktan kaçınabiliriz.
İhtiyacı olan birine destek olabiliriz.
İyilik, yalnızca kendimize ayırdığımız şey değildir.
İslam, hayatın içinde yaşanır
Teslimiyet yalnızca bir söz değildir.
Alışverişimizde de görünür.
İşimizde, ailemizde ve ilişkilerimizde de görünür.
Bir mal satarken doğruyu söylemek de kulluğun parçasıdır.
Bir söz verirken onu tutmaya çalışmak da.
İnsan, hayatının bir bölümünde Allah’a yönelip diğer bölümünde ölçüyü unutmasın.
Her gün birçok seçim yaparız.
Nasıl konuşacağımızı seçeriz.
Nasıl kazanacağımızı seçeriz.
Bir yanlışa susup susmayacağımızı seçeriz.
İman, bu seçimlerde de kendini gösterir.
Çünkü insan özgür iradeyle tercih yapar ve yaptığının sorumluluğunu taşır.
Zorlukta hangi yola dönüyoruz?
Hayatımızda musibetler ve güçlükler olabilir.
İlk anda nedenini anlayamayabiliriz.
Her olayın ardındaki hikmeti bildiğimizi söyleyemeyiz.
Bilmediğimiz konularda kesin hüküm vermek yerine Allah’a sığınabiliriz.
“Rabbim, ben bilmiyorum; Sen biliyorsun,” diyebiliriz.
Ardından elimizden geleni yaparız.
Yanlışımızı düzeltiriz.
Çözüm ararız.
Sabır, hiçbir şey yapmadan beklemek değildir.
Doğru adımı atmaya devam ederken Allah’a güvenmektir.
Bir sınav bizi geliştirebilir.
Fakat acıyı tek başına yüceltmeyelim.
Önemli olan, yaşadığımız sıkıntı karşısında doğruya yönelmemizdir.
Soru: Bugün kendimizde düzeltmemiz gereken hangi davranışı görüyoruz?
Belki birine karşı adaletsiz davrandık.
Belki yalnızca kendi rahatımızı düşündük.
Belki yardım istemeyi unuttuk.
Hz. Yunus’un duasıyla kendimize dönelim.
Rabbimize yönelip hatamızı kabul edelim.
İyiliği artırmak için küçük de olsa bir adım atalım.
Allah’tan bize ve çevremize doğru yolu göstermesini isteyelim.
Çünkü dönüş, insanın yanıldığını anladığı anda başlar.

