Herkes Muhtaçtır: Menfaatten Merhamete, Benlikten Ümmet Bilincine
2 Ocak 2025
Soru: İhtiyacımızı karşılamak için çalışırken neden başkalarının ihtiyacını unutabiliyoruz?
Dünyada herkes bir şeye muhtaçtır. İnsan yiyeceğe, suya, barınağa ve güvene ihtiyaç duyar. Hayvanlar ve bitkiler de hayatlarını sürdürebilmek için uygun şartlara muhtaçtır.
İhtiyaç sahibi olmak kötü değildir. Önemli olan ihtiyaçlarımızı karşılarken neyi tercih ettiğimizdir.
Hepimiz muhtacız; bu gerçek bize başkalarını görmeyi de öğretmeli.
Yalnız Kendi Kazancımız mı?
Bir insan geçimini sağlamak için çalışır. İşveren kazanmak, çalışan emeğinin karşılığını almak, müşteri aldığı ürünün yararını görmek ister.
Bu beklentiler anlaşılabilir. Fakat herkes yalnız kendi çıkarını düşündüğünde insanlar arasındaki güven azalır.
Bir işte daha fazla kazanmak için birini aldatıyorsak, o kazançla birlikte bir haksızlık da üretmiş oluruz.
Soru: Benim kazancım başka bir insanın zararına dayanıyor mu?
Hepimiz başkasının emeğine ihtiyaç duyuyoruz. Yediğimiz ekmekte, yaşadığımız evde ve kullandığımız eşyada başka insanların çalışması var.
Bu yüzden toplumun bir parçası olduğumuzu unutamayız. Kendi ihtiyacımız kadar başkasının emeğini de önemsemeliyiz.
Ailemden Öteye Bakabiliyor muyum?
Çocuğumuz üzüldüğünde üzülüyoruz. Eşimizin veya kardeşimizin sıkıntısını önemseyebiliyoruz.
Ama komşumuz aynı sorunu yaşadığında bazen umursamayabiliyoruz. Bizim evimizdeki acı gerçekken başkasının acısını uzaktan seyrediyoruz.
Soru: Bir insanın acısını yalnız benim yakınım olduğu zaman mı hissediyorum?
Ümmet ve toplum bilinci bu noktada önemlidir. Kendi ailemizi sevmekle başkalarının hakkını gözetmek birbirine karşıt değildir.
Gazze’de ve başka yerlerde acı çeken insanların durumunu düşündüğümüzde, kendi imkânlarımızın sınırını ve yapabileceklerimizi değerlendirmeliyiz.
Her şeyi tek başımıza çözemeyiz. Ama yapabileceğimiz iyiliği sürekli ertelemek zorunda da değiliz.
Birine yararlı olmak bazen yardım etmek, bazen dürüst bir söz söylemek, bazen de bir haksızlığı görmezden gelmemektir.
Rahatlık ve Sorumluluk
İnsan kolaylık ister. Çocuklarımızın üzülmemesini, evimizde hiçbir şeyin eksilmemesini, bütün işlerimizin sorunsuz gitmesini dileriz.
Fakat her şeyi hazır sunarken emek vermenin değerini öğretmeyi unutabiliriz.
Soru: Çocuklarımıza imkân verirken sorumluluk almayı da öğretiyor muyuz?
Bir çocuğun hiç emek harcamadan her istediğini elde etmesi, sahip olduklarını anlamasını zorlaştırabilir.
Bu, çocukları bilerek sıkıntıya sokmak gerektiği anlamına gelmez. Onlara yaşlarına uygun sorumluluklar vermek, paylaşmayı ve emek vermeyi göstermektir.
Bazen daha bilinçli harcamak, daha az tüketmek ve israfı azaltmak sahip olduklarımızın kıymetini hatırlatır.
İnsanın ihtiyaçları sınırlı olabilir, fakat istekleri sürekli artabilir. Ölçü kaybolduğunda elimizdeki nimetler bile huzursuzluğun sebebine dönüşebilir.
Haksızlık ve Hesap Bilinci
Birinin bize haksızlık yapmasını istemeyiz. Ama kendi davranışlarımızı bazen kolayca mazur görebiliriz.
Bir sözümüz başkasını incittiğinde bunun üzerinde durmayız; aynı söz bize söylendiğinde hemen hatırlarız.
Soru: Başkalarından beklediğim dürüstlüğü ve adaleti ben gösteriyor muyum?
Ahiret hesabını düşünmek yalnız haksızlık yapan başka insanların karşılık görmesini beklemek değildir. Önce kendi seçimlerimizi gözden geçirmektir.
Başkasının emeğini, parasını veya hakkını aldığımızda bunu basit bir menfaat hesabına indirgeyemeyiz.
Bir iş yerinde güven, bir ailede sevgi ve bir toplumda dayanışma tek bir büyük karardan değil, günlük davranışlardan da doğar.
Sözümüzde durmak, israftan kaçınmak ve başkasının ihtiyacını görmek bu davranışların içindedir.
Benlikten Merhamete
Hayatta para kazanmak, ailemizi korumak ve ihtiyaçlarımızı karşılamak için çalışırız. Ama bütün çabamız yalnız kendimize dönerse daha geniş sorumluluklarımızı unutabiliriz.
İnsanın muhtaç oluşu bize bir sınır hatırlatır. Hiçbirimiz her şeyi tek başımıza yapamayız.
Soru: Bugün sahip olduğum imkânlarla kimin hayatında neyi iyileştirebilirim?
Bir yakınımızın ihtiyacını dinleyebiliriz. Birinin emeğinin karşılığını verebiliriz. Kendi çıkarımıza uygun olsa bile haksız bir davranıştan vazgeçebiliriz.
Muhtaç olduğumuzu bilmek insanı küçültmez. Bize ortak hayatın sorumluluğunu hatırlatır.
Gerçek kazanç, yalnız kendimiz için biriktirdiklerimiz değil; doğru ve merhametli davranışlarımızla koruduğumuz haklardır.
