Öğüt Almak ve Hayatın Ölçüsünü Korumak

25 Eylül 2025

Öğüt dinliyor muyuz?

Soru: Bize verilen öğütleri gerçekten duyuyor muyuz?

Bazen bir uyarı gelir.

Bir yakınımız, “Bu yol sana zarar verebilir,” der.

Biz ise hemen cevap veririz: “Ben dikkat ederim. Bana bir şey olmaz.”

Aradan zaman geçer.

O gün küçümsediğimiz uyarının ne anlatmak istediğini anlarız.

İşte o zaman içimizden bir söz yükselir: “Keşke dinleseydim.”

Nur sûresinin ilk ayeti, bu sûrenin indirildiğini ve hükümlerinin farz kılındığını bildirir.

Ayetlerin amacı da açıktır: Düşünelim ve öğüt alalım.

Öğüt, değer vermenin bir işaretidir

Soru: Sevdiğimiz birini neden uyarırız?

Çünkü onun zarar görmesini istemeyiz.

Çocuğumuz yanlış bir yola yönelirken sessiz kalamayız.

Dostumuzun başına gelecek sıkıntıyı görüyorsak ona anlatmaya çalışırız.

Uyarımız bazen onu rahatsız edebilir.

Yine de amacımız onu kırmak değildir.

Amacımız, düşmeden önce durmasına yardım etmektir.

Kur’an da insana hatırlatır.

Zikir, yalnızca bir sözü tekrar etmek değildir.

Zikir, hatırlamak ve hatırladığımızı yaşamaktır.

Bir ayeti okuruz.

Sonra kendimize sorarız: “Bu ayet benden ne istiyor?”

Okuduğumuz söz davranışımıza dokunmuyorsa, öğüt henüz hayatımıza girmemiştir.

Öğüt, pişmanlıktan önce uzatılan bir eldir.

Her şeyi bildiğimizi mi sanıyoruz?

İnsan biraz güçlenince kendini yeterli sanabilir.

Bir meslek edinir.

Para kazanmaya başlar.

Kararlarını kendi verir.

Bunlar elbette kıymetlidir.

Fakat bizi yanılmaz yapmaz.

Doğruyu söyleyen bir dostun sözü canımızı acıtabilir.

Çocuğumuz, işimiz veya ilişkimiz hakkında önemli bir yanlışı görmüş olabilir.

İlk tepkimiz onu susturmak olmasın.

Önce düşünelim.

Soru: Bu uyarıda benim fark etmediğim bir gerçek olabilir mi?

Bazen bizi yalnızca alkışlayanlar değil, yanlışımızı gösterenler de iyiliğimizi ister.

Her eleştiri doğru değildir.

Ama her eleştiriyi de düşmanlık sayamayız.

Öğrenmenin ilk adımı, “Ben her şeyi biliyorum,” demek değildir.

“Yanılıyor olabilirim,” diyebilmektir.

Hayatın bir ölçüsü var

Bir cihazı kullanırken çalışma biçimini öğreniriz.

Uyarıları görmezden gelirsek cihaz bozulabilir.

Bu, cihazın bize düşman olduğu anlamına gelmez.

Onu doğru kullanmamız gerektiğini gösterir.

Hayatın da bir ölçüsü vardır.

Tercihlerimizin sonuçları yalnızca niyetimize göre oluşmaz.

Bir haksızlığa “Ben böyle uygun gördüm,” demek, verilen zararı ortadan kaldırmaz.

İnsan tercih eder.

Tercihlerinin sorumluluğunu da taşır.

Nur sûresinin devamında iffet, aile ve toplumsal hayatla ilgili hükümler yer alır.

Sûrenin ikinci ayeti zina hakkında bir hüküm bildirir ve bu konuyu iman ile ahiret bilincine bağlar.

Bu ayetleri okurken insanları hedef göstermeyelim.

Hükümle kendi yorumumuzu birbirine karıştırmayalım.

Davranışlarımızın aileye, çocuklara ve güven ilişkilerine nasıl dokunduğunu düşünelim.

Özgürlük, yaptıklarımızın sonuçlarından kaçmak değildir.

Yanlışımızdan dönebilir miyiz?

İnsan hata yapabilir.

Fakat hata, dönüş yolunun kapandığı anlamına gelmez.

Nur sûresi, tövbe edip hâlini düzeltenler için Allah’ın bağışlayıcı ve merhametli olduğunu bildirir.

Tövbe, yalnızca “Pişmanım,” demek değildir.

Yanlışı bırakmak ve davranışımızı düzeltmek için adım atmaktır.

Bir başkasına zarar verdiysek, elimizden geldiğince telafi etmektir.

Geçmişte hata yapan bir insan değişemez diye düşünmeyelim.

Allah’ın rahmeti, dönüş için umut verir.

Öğüdü hayatımıza alalım

Soru: Bugün hangi uyarıyı yeniden düşünmemiz gerekiyor?

Belki bir yakınımızın bize söylediği sözü.

Belki uzun zamandır ertelediğimiz bir sorumluluğu.

Belki de okuduğumuz bir ayetin bizden istediği değişikliği.

Öğüt almak, kendimizi değersiz görmek değildir.

Daha iyi bir yola dönebileceğimizi kabul etmektir.

Birini dinleyelim.

Yanlışımızı fark edelim.

Doğru bildiğimiz şeyi yaşayalım.

Nur sûresi, ayetlerin düşünüp öğüt almamız için indirildiğini hatırlatır.

Bu çağrı önce başkasına değil, bize yöneliktir.

Öyleyse bir kez daha soralım: “Bana verilen hangi öğüt, beni bir yanlıştan koruyabilir?”

Cevabı duyduğumuzda ertelemeyelim.

Çünkü hatırlamak, sözü akılda tutmakla bitmez.

Hatırlamak, doğru bildiğimizi hayatımıza taşımaktır.

Benzer Gönderiler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir