Sabah Akşam Allah’ı Anmak: Ailede ve Hayatta Doğru Yönde Kalmak

7 Mart 2025

Bir günü nasıl başlatıyoruz? Gözümüzü açar açmaz geçim derdini, yapılacak işleri ve bizi bekleyen sorunları düşünüyoruz. Peki bütün bunların arasında nasıl bir insan olmak istediğimizi de hatırlıyor muyuz?

Kur’an, Allah’ı sabah akşam anmamızı hatırlatıyor. Bu, dilimizden bir sözün geçmesinden ibaret kalırsa hayatımıza etkisi sınırlı olur. Asıl soru, hatırladığımız hakikati davranışımıza taşıyıp taşımadığımızdır.

Soru: Allah’ı anmak günlük hayatımızda neyi değiştirmeli?

Karanlıktan Aydınlığa Çıkmak

Ahzâb suresinde Allah’ın müminlere merhametinden ve onları karanlıklardan aydınlığa çıkarmasından söz edilir. Allah’a kavuşacakları gün esenlikle karşılanmaları ve kendileri için hazırlanmış mükâfat da hatırlatılır.

Karanlık bazen yalnızca bilmemek değildir. Bildiğimiz bir doğruyu uygulamaktan kaçınmak da bizi karanlıkta bırakabilir.

Bir insan dürüst olması gerektiğini bilir. Ama işine gelmediğinde gerçeği değiştirir. Bir başkası yardım etmenin önemini bilir. Fakat elindekini paylaşmaya yanaşmaz.

Bilgiyi davranışa taşımadıkça, doğruyu bilmek tek başına yeterli olmaz.

Aydınlığa yönelmek, kendimizi kusursuz ilan etmek anlamına gelmez. Yanlışımızı görüp onu düzeltmeye çalışmak da doğru yolun bir parçasıdır.

Kendimize soralım: Bugün hangi davranışımız, inandığımız değerlerle uyuşmuyor?

İyiliğin Yönünü Belirlemek

Hepimiz zaman zaman hata yapıyoruz. Kimi zaman öfkeleniyoruz, kimi zaman çıkarımızı öne alıyoruz. Önemli olan yanlış yaptığımızı fark ettiğimizde hangi yöne döndüğümüzdür.

Bir insan zararlı bulduğu bir alışkanlıktan uzak durabilir. Çevresindeki herkes aynı kararı vermeyebilir. Biz başkasının bütün seçimlerini kontrol edemeyiz.

Fakat bu, doğru bildiğimiz davranıştan vazgeçmemizi gerektirmez. Kendi yönümüzü belli ederiz. Gerektiğinde uyarırız. Sonucu ise tek başımıza belirleyemeyeceğimizi biliriz.

Soru: Başkası değişmiyorsa bizim doğruyu seçmemizin bir anlamı kalmaz mı?

Kalır. Çünkü doğruyu seçmek yalnızca karşı tarafın davranışına bağlı değildir. Bu seçim, bizim kim olmak istediğimizle de ilgilidir.

Kötü alışkanlıklar ve yanlış davranışlar çevreyi etkileyebilir. İnsanlar birbirlerinden öğrenir, birbirlerini örnek alır. Bu yüzden kendi hayatımızdaki küçük bir değişiklik bile çevremize bir işaret olabilir.

Yine de kendimizi başkalarından üstün görmemeliyiz. İyi olmaya çalışmakla hiç yanılmayacağını sanmak arasında büyük fark vardır.

Aileyi Hatırlamak, Bağı Korumak

Allah’ı anmak deyince ailemizi dışarıda bırakabilir miyiz? Anne babamız, çocuklarımız ve kardeşlerimizle kurduğumuz ilişki de davranışlarımızın bir parçasıdır.

Bir aile düşünelim. Herkes geçim için çalışıyor. Herkes daha iyi bir ev, daha iyi bir araba, daha rahat bir hayat istiyor. Fakat zaman geçtikçe birbirlerine ayırdıkları vakit azalıyor.

Sonra geçmiş konuşuluyor. Aynı sofrada oturulan günler hatırlanıyor. Yokluk yıllarında paylaşılan ekmek, birlikte edilen sohbet ve yakınlık özleniyor.

Bu hatıralar bize şunu düşündürür: Maddi imkânlar arttığında yakınlığımız da mutlaka artıyor mu?

Bazen hayır. İmkânımız artarken konuşmaya ayırdığımız zaman azalabiliyor. Yan yana yaşarken birbirimizden uzaklaşabiliyoruz.

Soru: Sevdiklerimize sunduğumuz imkân ile onlara verdiğimiz değeri birbirine karıştırıyor olabilir miyiz?

Bir çocuğa her istediğini almak, onunla ilgilenmenin yerini tutmaz. Anne babaya pahalı bir hediye göndermek, hâllerini sormanın bütün anlamını karşılamayabilir.

Elbette herkesin şartları farklıdır. Uzakta yaşayan da vardır, geçim yükü ağır olan da. Fakat imkânlarımız ölçüsünde ilişkiyi canlı tutmaya çalışabiliriz.

Ailede de doğruyu gözetmek gerekir. Yakınımız yanlış yaptığında onu görmezden gelmek sevgi değildir. Uyarmak da küçümsemek veya kırmak zorunda değildir.

Sabah Niyet, Akşam Muhasebe

Sabah uyandığımızda kendimize bir yön belirleyebiliriz. Bugün gireceğimiz işte dürüst kalmak, birine haksızlık etmemek, sözümüzde durmak ve elimizden gelen iyiliği yapmak.

Akşam olduğunda ise günü gözden geçirebiliriz. Nerede öfkemize yenildik? Nerede birine yardımcı olduk? Nerede bildiğimiz doğrudan uzaklaştık?

Bu muhasebe kendimizi sürekli suçlamak için değil, yarın aynı yanlışı tekrar etmemek içindir.

Başarılarımızı yalnızca kendimize mal etmek de doğru olmaz. Bize destek olan insanları, önümüze açılan imkânları ve sahip olduğumuz nimetleri görmeliyiz.

Hatalarımızı da bütünüyle başkasına yükleyemeyiz. Kararlarımızın sorumluluğunu kabul etmek, değişebilmemiz için önemlidir.

Kimi zaman bir işe başlamak kolay, bitirmek zordur. Doğru sözle başlayıp iş zorlaşınca güveni zedelemek mümkündür. Öyleyse başlangıçta olduğu kadar işin sonunda da dürüst kalmaya çalışalım.

Allah’a sığınmak, hiçbir sorumluluğumuz olmadığını söylemek değildir. Kendi payımıza düşeni yaparken gücümüzün sınırını da bilmektir.

Soru: Bugün bizi tanıyan insanlar, sözümüzle davranışımızın birbirini tuttuğunu söyleyebilir mi?

Günün Sonunda Ne Kalıyor?

Günün sonunda kazancımızı hesaplıyoruz. Yapılan işleri sayıyoruz. Eksiklerimize bakıyoruz.

Bir de insan ilişkilerine bakalım. Kime güven verdik? Kimin hakkını gözetemedik? Kimi dinlemeye vakit ayırdık?

Hayatı yalnızca biriktirdiklerimizle ölçersek bazı değerleri fark etmeyebiliriz. Aile sıcaklığını, dürüstlüğü ve birbirimizin yanında olmayı gözden kaçırabiliriz.

Sabah Allah’ı anmak bize yönümüzü hatırlatsın. Akşam Allah’ı anmak, o yöne ne kadar sadık kaldığımızı düşündürsün.

Rabbimiz bizi karanlıktan aydınlığa yönelen, hatasını fark ettiğinde düzelten ve sevdiklerinin hakkını gözeten insanlardan eylesin.

Çünkü doğru yönde kalmak, yalnızca ne söylediğimizde değil, her gün nasıl yaşadığımızda görünür.

Benzer Gönderiler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir