Kaçan Kovalanır: Aşırı Bağlanma ve İlişkilerde Denge
21 Mayıs 2021
Bir insanı çok sevmek neden bazen o insanla ilişkimizi zorlaştırır?
Soru: Sevgi ne zaman bağlılıktan çıkıp bağımlılığa dönüşür?
Birine değer vermek, onunla bir hayat paylaşmak istemek doğaldır. Fakat bütün huzurumuzu tek bir kişinin davranışına bağladığımızda dengemiz değişir.
Bazen onun her sözünü, her hareketini takip etmeye başlarız. Bir gün aramadığında kendimizi değersiz hissederiz.
Sevgimizin karşılık bulmasını isterken, farkında olmadan karşımızdaki insana baskı yapabiliriz.
Düşünce Nasıl Alışkanlığa Dönüşür?
Yeni bir iş öğrendiğimiz ilk günü hatırlayalım.
Araba kullanırken debriyaja, frene ve aynaya ayrı ayrı dikkat ederiz. Her hareketi düşünerek yaparız.
Aynı işi tekrar tekrar yaptıkça deneyim kazanır, pek çok hareketi daha kolay yapmaya başlarız.
İlişkilerde de tekrar ettiğimiz düşünce ve davranışlar alışkanlık hâline gelebilir.
Bir insanı sürekli düşünmek, hayatımızın her kararını onun etrafında vermek zamanla güçlü bir alışkanlık oluşturabilir.
Burada önemli soru şudur: Bu alışkanlık bizi daha huzurlu ve dengeli biri mi yapıyor, yoksa hayatımızı daraltıyor mu?
Bir davranışın alışkanlık hâline gelmesi, onun doğru olduğunu göstermez.
Mesleğimizde tekrarla ustalaşırken, yanlış bir davranışı da tekrarla pekiştirebiliriz.
Bu yüzden yalnızca neyi sık yaptığımıza değil, neyi neden yaptığımıza da bakmalıyız.
Sevgi ile Aşırılık Arasındaki Çizgi
Bir eşin, çocuğun ya da sevdiğimiz insanın hayatımızda önemli bir yeri olabilir.
Ancak onu hayatımızın tek belirleyicisi yapmak başka bir şeydir.
Soru: Sevdiğimiz kişiyi gerçekten mi görüyoruz, yoksa ondan beklediğimiz duyguyu mu arıyoruz?
Sevgi adı altında karşı tarafın bütün zamanını istemek, her kararını kontrol etmek ve kendi huzurumuzu ona bağlamak ilişkiyi yorabilir.
Bir çocukla ilişkimizde de benzer bir dengesizlik yaşanabilir.
Onu korumak isterken kendi kararlarını vermesine hiç izin vermeyebiliriz. Böylece sevgimizin yanında aşırı bir müdahale de oluşabilir.
Denge, sevgiyi azaltmak değildir.
Denge, sevgimizi karşı tarafın hayatını daraltmadan gösterebilmektir.
İnsan bazen duygusunun peşinden gider, bazen aklıyla değerlendirme yapar.
Her karar yalnızca anlık hazza dayanırsa uzun vadede zararlı sonuçları görmezden gelebiliriz.
Yanlışın Başladığı Yeri Fark Etmek
Bir ilişkinin başında küçük görünen bir yanlış zamanla büyüyebilir.
Önce yalnızca eğlence için kurulan bir yakınlık, tekrarlandıkça kontrol edilmesi güç bir alışkanlığa dönüşebilir.
Bu, özellikle evlilikteki güveni sarsan davranışlarda önemlidir.
İnsan başlangıçta “Bir kere yaparım, sonra bırakırım” diye düşünebilir.
Oysa neyi tekrar ettiğimiz, zamanla neyi normal kabul ettiğimizi etkiler.
Soru: Bugün önemsiz gördüğümüz hangi davranış yarın daha büyük bir probleme dönüşebilir?
Yanlış bilgi de aynı şekilde bizi yanıltabilir.
Bir meseleye dair gerçekleri öğrenmeden yalnızca duygularımızla hareket edersek, kendimize haklı görünen bir davranışın başkasına ne yaptığını göremeyebiliriz.
Bunun için düşünmek, öğrenmek ve gerekli olduğunda durmak gerekir.
İlişkilerde Ustalaşmak
İnsan işini öğrenmek için yıllarını verir. Peki eşini anlamak için ne kadar emek verir?
Bir konuda ustalaşmak, o konuyu her yönüyle bildiğimizi iddia etmek değildir.
Yanlışlarımızı fark etmek ve kendimizi geliştirmeye devam etmektir.
Aile içinde bizi rahatsız eden bir durum olduğunda, suçlu aramaktan önce o durumu anlamaya çalışabiliriz.
Birbirimizi gerçekten dinliyor muyuz? Sınırlarımızı ve beklentilerimizi konuşabiliyor muyuz?
Bir tartışmada haklı çıkmak için mi konuşuyoruz, yoksa sorunu çözmek için mi?
Bu sorular ilişkideki yönümüzü belirleyebilir.
İlişkilerde yaşanan her güçlüğü tek bir sebebe bağlamak doğru değildir. Ancak kendi payımızı görmemek de çözüm değildir.
Sevgi, dengeyi kaybettiğimizde değil; dengeyi korumayı öğrendiğimizde olgunlaşır.
Hayatımızdaki insana gerçekten iyilik mi yapıyoruz, yoksa onu kendi beklentilerimize göre değiştirmeye mi çalışıyoruz?

